3.02.2008

bir ses kutsasın diğer tüm sesleri

norah jones dinlerken kendimden geçiyorum. ben yokum, o an yok, hiçkimse ve hiçbir şey yok. bambaşka bir dünyadayım, boyut değiştiriyorum işte. ışıklar sönsün, mumlar yakılsın eğer varsa tütsü de -ki hepiniz evinde dondurulmuş tütsü vardır, yok o başka bir şeydi- yakılsın. düşünceler çöpe atılsın, dertler rafa kaldırılsın, iç yolculuk başlasın, huzur da yol arkadaşınız olsun. hiç konuşulmasın ama hiiiiç. herkes ve her şey sussun o an. ne olur sussun. yoruldum konuşmaktan. sesler yoruyor beni bazen. bir insanın sesini ezberle, hem de bissürü haliyle. telefonda, kızınca, sevinince, umutsuzken, yorgunken, üzgünken, isteksizken, bir sürü hali bir sesin. çok zor çoook. bir kişinin sesi olsa kendi sesin haricindeki,hadi bir derece. ama yakın olduğun ya da olmadığın herkesin sesini, vurgusunu, tınısını aklında tutmak çok zor. tanımadığın insanın seslerini ezberlemek daha zor. o nedenle yeni insanlarla tanışmak istemiyorum ben. hele ki az tanıdığın bir insansa ne hissettiğini sesinden çıkarmaya çalışmak kadar zoru yoktur. aslında zevkli de bir oyun bu. insanın gözleri değil sesi ele verir onu diyordu okuduğum bir yazıda. nasıl bir insan olduğunu sesinden anlarmışsınız bir insanın. bir oyun gibi düşünürsen zevkli hale geliyor aslında. ama ben bu dönemde sese karşı hassasım. norah jones'tan başka ses istemiyorum hayatımda. o söylesin evde, işte, sokakta. her yerde norah jones çalsın. tüm diğer sesleri bastırsın. herkes şaşırsın. ben çok mutlu olayım.

Hiç yorum yok: