egede ya da akdenizde olmak istediğim bir gün bu. aklımda hep oralar. sıcak, nefesimi kessin istiyorum. gözlerime kum kaçsın rüzgardan da temizleyeyim. bunu bile özledim. geçen tatilim çeşme'deydi ve pek de güzeldi. iki tane çok sevdiğim arkadaşım yanımda, bir keşif turuydu bizimki. hem dinleniyor hem de ölesiye geziyorduk. nasıl yapıyorduk ikisini birarada bilmiyorum. yazın verdiği-şimdi unuttuğum-bir enerjiden olsa gerek. deli gibi eğlendik beraber. ama kendi kendime kaldığım anlar da çok güzeldi. yürüyüşe çıktım sabah erken kalkıp bir gün, pastaneden yeni çıkmış adını şimdi hatırlamadığım tatlılardan almıştım. akşamüstüne sarkan kahvaltı seansları...gece kumsalda mutlaka denizle fısıldaşır, deniz kokusunu hapsedip uyurdum ciğerlerime, bundan mı bilmem her sabah mutlu uyanırdım. gece sahildeki puba gidip şarap ısmarladım kendime, bissürü hediye aldım sevdiklerime ama en çok kendime. kendimi mutlu ettiğim bir sürü anın toplamıydı işte.bütün fotoğraflarım güzel çıktı oradaki. sabaha kadar içtim ardından güneşin doğuşunu seyrettim, beraber nedensiz gülme krizlerine girerken şimdi ismi lazım değil biriyle. ne kadar güzel bir tatildi, rüya gibi bir tatildi işte. haftaiçini yaşamayı, günün her saatinde havayı koklayabildiğim anları seviyorum ben. işyerine tıkılıp çalışmak bana göre değil. outdoor çalışsam nasıl olur acaba? bunu bir öneri olarak yarın götürmeliyim yönetime. neden olmasın yani, işyerinin bahçesinde bana bir masa iki de sandalye verseler olmaz mı? çalışanın önerilerini dikkate almazlar mı? çok uç bir öneri ise bunun kafası karışmış diyerek sınırsız süreli izne ayrılmamı istemezler mi? çeşme'ye bir otobüs bileti almazlar mı? beni, kendine çok iyi bakıyorsun, bol bol eğleniyorsun diyerek uğurlamazlar mı? biraz yolluk hazırlamazlar mı? ne zaman geleyim dediğimde, canın ne zaman isterse demezler mi? yapmazlar mı bunları? benim umudum var aslında. çok şey mi istiyorum sanki, bence hayır.
jojo's fashion
18 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder