3.05.2008

uçalım mı?

dün yine aynı 2. kattaki cafede oturuyordum. gelip geçeni seyrediyordum, yağmur atıştırıyordu, havada soft bir toprak kokusu vardı. ilginçtir, özlediğim hiç kimse yoktu bu kez. hayatımdaki herkes bendeydi, benleydi, özlememiştim. çünkü giden yoktu, ben de yeni gelmiştim zaten, burdaydım, onlaydım, benleydim, bizleydim.
hayatın en güzel anlarını, en güzel insanlarını tanımış ve yaşamış biri olarak çok şanslıydım, zaten genel olarak şanslı biriydim. belki bu yüzden bu anları yaşamıştım, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan bilmiyorum. gittim, geldim, bana bir şey oldu. başka bir insan oldum. yıllardır kuluçkada olan, yakalamaya çalıştığım krishnamurti özgürleşmesini yaşadım. oldum ben oldum. odağım değişti, hayatım değişti. bana bunu yaptıran şey mi ne? yardımcı etkenler var illa ki ama başrolde bendim işte. nasıl anlatılır bilmem ama artık her şeyi ve herkesi bir noktada bırakabilme ve yoluma devam edebilme becerisini edindiğimi söyleyebilirim. önümde duracak, durabilecek hiç bir şey yok. insanlar yanımda durabilirler, arkamda kalabilirler, gidebilirler, umrumda değil artık. olaylar gündemimi meşgul edebilirler, ama illa ki etkisini kaybederler. ben yürüyor olurum her zamanki gibi, her zamankinden farklı.
mutlu olduğum yerde, mutlu olduğum insanlarla olmayı, her şeye ve herkese gerektiği kadar değer verme klişe düşüncesini, düşünceden çıkarıp hayatımda eritmem söz konusu oldu. anlatamıyorum belki ama bir düşünce sistemini bırakıp yeni bir hayata başladım sanki. şimdiye kadar olandan epeyce farklı.
neyse işte genel olarak mutluyum çok, huzurluyum, özgürüm. havada 2000 metrede uçmak gibi, motosiklette giderken kollarını iki yana açmak gibi, yeni tanıştığım Rüzgar'ın yanında özene ve sevgiye doymak gibi, hiç gitmesek de bi kumsalı zimmetimize geçirmek gibi, deli gibi içip sarhoş olmak gibi, bissürü insanla dans edip çocuklar gibi eğlenmek gibi, canın ne isterse o an yiyebilmek gibi, canın ne isterse o anda yapabilmek gibi, ölmüşüm de ruhum huzura kavuşmuş gibi, özgürleştim işte. emeği geçen herkese teşekkürler, beni yeniden adanmanın gerçekliğine inandıran Rüzgarıma en çok...

Hiç yorum yok: