14.06.2008

yarabantları yetersiz kalıyordu
ne gizliyor ne de koruyordu
üstünüzü örtüyordum
siz yeter ki konuşun
bağıra çağıra susuyordunuz
acıyordu
bir bant daha...
ama hava alması gerekti
artık yara-lanmam gerekti
gereklerinizden yorgundum
size uyumsuzdum
bana uygunsuz
ne de gariptiniz
adeta acıyla beslenmekteydiniz
karanlığa gömülüydü dudaklarınız
hep susuyordunuz
zincirleme bir trafik kazasıydınız işte içimde
acil müdahale gerekiyordu
elimde sadece birkaç yarabandı
hala görmüyor muydunuz?
dudaklarınızı mühürlediniz
ama gözleriniz kocaman açıktı işte karanlığınızda
kaçamazdınız
yapamazsınız
sanıyordum
yine başardınız
azminize hayrandım
ama yanıyordu işte canım
acil müdahale gerekiyordu
acı bir sosa buluyordunuz
her bakışınızla beni
ya sonra?
saltanat sonsuza dek sürer miydi?
bu acı kendini hep yeniler miydi?
durdum biraz sadece baktım
tıpkı sizin gibi yaptım
susunca yok oldunuz birden
acıyla değil sesimle beslendiğinizi anladım
attım yarabantlarımı söküp tek tek
dudaklarım kilitli
görüntünüzün yokluğunu seyrettim
bir manzara tadındaydı
konuştukça görmekteydim sizi
sustukça kaybetmekte
dilimin ucundaydı ama söylemedim
acımıyordu artık
bir melodi başlattım içimde
sesimi unutmaya çalışarak
sessizliğimde kayboldunuz
acının adı sesimdi
günler melodime hazırdı
yok oldunuz çünkü
zaten hiç yoktunuz...

Hiç yorum yok: