herkes burdaydı. ne kadar çoktular. ne kadar kalabalıktı. ben ne kadar yalnızdım.
her yer seslerle doluydu, kafamı şişiriyorlardı. konuşmak istemiyordum. dinlemek istemiyordum. zorunda kalıyordum. içim ne kadar da suskundu.
her şey rengarenkti. bu kadar çok renk beni yoruyordu. silikleşsin istiyordum-sadece bir an da olsa-bütün renkler,olmuyordu. üstelik taşımak zorunda kalıyordum. oysa içim ne kadar da renksizdi.
her an gülünüyordu, görmek istemiyordum artık yukarı doğru kıvrımlanan o dudakları, ağlıyordum. kimse görmüyordu. ağlayan birini gördüğümde canım yanmıyordu artık, duyarsızdım.
tanıdığım herkesi unutmak istiyordum, yaşadığım her şeyi unutmak...mümkün değildi, mümkün olmasını istedikçe aynı yerlerde aynı insanlar etrafında dolaşıp duruyordum. çelişiyor muydum, hayır, dibe vurmaya çalışıyordum.
her gece dışarı çıkmak istiyordum, eve hiç girmemek, evden hiç çıkmadan eve hiç girmemek.
uyumamak istiyordum, günlerce uyumak.
bıktım demek istiyordum ama isyan etmemek.
yaşayıp öğrenmek istiyordum ama sadece durarak.
aralarda kaldım. o 2 tane şeyin arasında, hep zıtlarında, hangisi olsun diye düşünürken ya da birindeyken ve öbürü olsun isterken, tam arada, olmakla olmamak arasında bir şey olamadan kalakaldım.
şimdi ne olacak?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder