<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666</id><updated>2012-02-16T17:14:05.068-08:00</updated><title type='text'>elenchus</title><subtitle type='html'>biraz sessizlik lütfen!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>43</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5779871599812796793</id><published>2008-09-20T11:28:00.000-07:00</published><updated>2008-09-20T15:34:31.145-07:00</updated><title type='text'>genç osman of of</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;mehteri severim. o mağrur duruşlar, o insanın kalbinde çınlayan ziller, güm güm gümleyen davul sesi hoş duygular uyandırır bende. bu yıl mehter takımı gezici hale mi gelmiş bilmiyorum, altunizade-bağlarbaşında meydandaki sıradan parkın içinde, yağmurun altında, bir baktım ki mehter. Sadece mehter olsa iyi, yanında da son zamanlarda ramazanda mehtere partnerlik etmeye başlayan kocaman şişme maskotlar. içinde adam olanlar hani. bir adet nasrettin hoca, bir adet ibiş(gülen suratlı), bir de kuş vardı, minik kuşa benziyordu ama gagası o kadar büyüktü ki kafası kadardı. aslında çok korkutucular. çocuklar nasıl korkmuyorlar anlamıyorum. çok cesaretli yeni nesil çok. hatta bir çocuk nasrettin hocanın karşısında efe dansı yapıyordu, bi diğeri minik kuşun kocaman balon ellerine yapışmış zıplıyordu. bir de bu maskotların kendi aralarında bir takım anlamadığım şeyler, bir garip ilişki vardı. minik kuşla ibiş, kafalarını tutamayarak saçma sapan dans ederlerken bir anda durdular ve birbirlerine bakakaldılar, neredeyse öpüşeceklerdi ya da öpüştüler uzuvları abartılı olduğu için anlaşılmadı. bu sırada nasrettin hoca da, mehter genç osmanı çalarken zıp zıp zıplıyordu. bu gelenek neyi yaşatmaya çalışıyor anlayamadım. ortada muğlak bir durum vardı. ortamı, maskotların  hal ve davranışlarını eleştirmek geçmişe saygısızlık gibi mi olur acaba diye düşünürken, mehter show bitti. sağa dön komutuyla beraber sırayla uzaklaşırlarken bir mehter gözümün içine bakıp pis pis sırıttı, kafamda yarattığım mehter imajına hiç uymayan bu davranış karşısında da çaresiz kaldım, imajım bozulmasın diye yokmuş gibi davranarak kafamı çevirdim. mehter takımı uzaklaşırken bir grup insan da peşlerine takıldı, minik kuş, ibiş ve nasrettin de tabi. zaten zor dengede durdukları için sağa sola devrilecek gibi yürüyorlardı ancak nasrettinin yürüyüşüne arkadan şöyle bir baktım da adeta kırıtıyordu. yine imaj kaygım devreye girdi ve oradan hızla uzaklaştım. mehteri takip etmek aklımdan bile geçmedi, geçemez, o insanlar neyin peşinden gidiyorlar anlamadım. belki bir çay içip dinlenecek adam belki tuvalete girecek, şahsen görmek istemem mehterimi ben öyle. minik kuş maskotunun içinden çıkan adamı görmek de mutsuz eder beni, adam bir yanda, şişirilmemiş halde orada koyun postu gibi duran balon elbise bir yanda. bu sahne benim ruhumda onarılmayacak izler bırakır. deli miyim takılıcam bunların peşlerine. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;amaç nedir, ne yapılıyor, hadi yapılıyor bizden ne bekleniyor anlamadım. sanırım bazı şeyler çok kolay ulaşılır olmamalı şu hayatta, aklımızdaki gerçekler daha güzel bazen, bazen de hiç bilmemek. maskotların özel hayatını bilmek ya da bizim parkta mehter takımı görmek pek işime yaramadı kısaca.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5779871599812796793?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5779871599812796793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5779871599812796793&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5779871599812796793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5779871599812796793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/09/gen-osman-of-of.html' title='genç osman of of'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-6923530642784768816</id><published>2008-09-07T15:10:00.000-07:00</published><updated>2008-09-07T15:27:24.823-07:00</updated><title type='text'>git bu evden</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;çörek bir yalnızlık duygusu var, çöreklendi yine içime. çörek de sevmem pek. küçükten alıştırmışlar bi poğaça. bak açmayı da sevmem. o nedenle belki de açılmıyor bir türlü içim. ağır bir yalnızlık duygusu. yetti artık. git artık. git.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-6923530642784768816?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/6923530642784768816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=6923530642784768816&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6923530642784768816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6923530642784768816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/09/git-bu-evden.html' title='git bu evden'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5847479561187387373</id><published>2008-09-05T16:03:00.000-07:00</published><updated>2008-09-05T16:30:07.529-07:00</updated><title type='text'>look at me!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;bence türk kahvesi ikiyüzlü bir insanmış. (turkish coffee is hypocritical person) Geçen gün yatağın üstüne dökülüverdi, ses etmedim ki kurusun, kurusun da temizleyeyim. kuruyunca bir de ne göreyim, yine kuru kuru bir kahve oluvermiş. çok bozuldum. o kadar su katıyorsun, pişiriyorsun, içiyorsun, elde kalan yine başta olan. kısırdöngünün ta kendisi. nescafe öyle mi oysa diye düşündüm sonra. bir duruşu var, suya temas edince değişiyor. değişmemek değildir her zaman duruş sahibi olmak. yerine göre değişeceksin, türk kahvesi. yoksa kurut kurut iç, bu mu yani. öfkelendim açıkçası. karşısındakiyle dalga geçer gibi hareketler, yakışıyor mu şanına? neyse işte bu, bu kadar. there is enough.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bir de bence bir insanın bir insana, 3 saat(gerekirse biliyorum 6 saat) bıkmadan usanmadan ders çalıştırması çok özverili ve özenli bir davranış. kıymetini biliyorum, ne demek olduğunu biliyorum. bu emeğin hiç bir karşılığı olamaz bence ama yine de teşekkür ederim ikizim. en sevdiğim öğretmenim sensin...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5847479561187387373?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5847479561187387373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5847479561187387373&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5847479561187387373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5847479561187387373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/09/look-at-me.html' title='look at me!'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3522495393983479302</id><published>2008-09-01T11:23:00.000-07:00</published><updated>2008-09-01T12:32:11.797-07:00</updated><title type='text'>öz genler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;benim bir evim daha oldu, özgenler apartmanında. zilde adımın yazmıyor olması, benim evim olmadığı anlamına gelmez. içinde bana ait bir eşya olmamasının da bu anlama gelmediği gibi. orada kendimi iyi hissetmemi sağlayan bir huzur var, rahatlık var, evin koridorlarında sevgi esintisi var, orada doğallık var, mutluluk var. bütün bunları sağlayan iki tane enerji kaynağı var bir de. onlar da evimde oturuyorlar, oturuyorlar ki ben evime geldikçe rahat ve mutlu hissedeyim. bu nedenle ben de onlara 'kendi evinizde gibi davranın lütfen' demekten kendimi alıkoyamıyorum. bir tanesinin kocaman gözleri var, kocaman yüreği var, nasıl sevgi dolu, yeşil de nasıl yakışıyor, yeşilli. sen hep otur bu evde olmaz mı, hep kal. bu ev seninle çok güzel, sesinle güzel. öbürünün de kocaman gözleri var, e onun da kocaman yüreği var, belli belli gözünden belli, iyi kalpli masal kahramanı işte. dün yeşilliye dır dır ederken , okeyde eşim olup benle sahte kahkahalar atarken, daha başka bir çok anda da yakaladığım o  hali ile tanışmaktan çok memnun oldum. sen de bence bu evde kalmalısın, bizle yaşamalısın.çok isterim. zaten enerji kaynakları birbirine pozitif enerji göndermezse bu evin koridorlarında esmez o, bana iyi gelen rüzgarlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yanınızda çok mutluyum, evi(mn)izde çok mutluyum. İyi ki varsınız...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3522495393983479302?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3522495393983479302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3522495393983479302&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3522495393983479302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3522495393983479302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/09/z-genler.html' title='öz genler'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-8125543604301772309</id><published>2008-08-29T14:31:00.000-07:00</published><updated>2008-08-29T14:45:03.609-07:00</updated><title type='text'>tam zamanı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;hayat tesadüflerle dolu, ben tesadüflere hiç mi hiç inanmam. bir hayal uykuya yatmışsa tesadüf değil, uykudan uyanmışsa kesinlikle tesadüf değil. şimdi uyanmış bir hayal, bu olsa olsa bir mucize olabilir. biliyorum, gerçek olacak. artık her sabah uyandığımda bir nedenim daha var  sımsıkı tutunmak için. hayatı kaçırmıyorum hissine kapılmaya başladım bu da çok hoşuma gidiyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hoşuma giden sadece bu değil bu aralar. elini tutmak hoşuma gidiyor, pazar görüşürüz demen hoşuma gidiyor, havanın çok sıcak olması beni sevmediğin anlamına gelmiyor. bu duygusallık beni besliyor. iyi geliyorsun bana. iyi ki varsın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hayallerim var ama hayalperest değilim. cebimde duygular var ama mantığımı yitirmiş değilim. benim saltanatımın sürdüğü bir devirde yaşamaktan memnunum. elbet hayat bildiği gibi gelecek, bize yaşamak düşecek. her şey çok güzel olacak...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-8125543604301772309?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/8125543604301772309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=8125543604301772309&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8125543604301772309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8125543604301772309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/08/tam-zaman.html' title='tam zamanı'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-7078269534639075860</id><published>2008-07-31T15:39:00.000-07:00</published><updated>2008-07-31T15:40:01.729-07:00</updated><title type='text'>bugün</title><content type='html'>bugün mutluyum, mutlu uyuyacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-7078269534639075860?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/7078269534639075860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=7078269534639075860&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7078269534639075860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7078269534639075860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/bugn.html' title='bugün'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2313303949788331075</id><published>2008-07-30T13:49:00.000-07:00</published><updated>2008-07-30T14:01:27.605-07:00</updated><title type='text'>hahahaha</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;bence bu dünyadaki en gerizekalı insanlar, espri yaptığını sanıp sonrasında gülme efektine basıp duran radyoculardır. bu insanlardan, bu insanları dinleyip gülen insanlardan, gülmeyip yine de dinlemeye devam eden insanlardan kısacası bu ve bununla ilişkili her şeyden pek haz etmiyorum ben. etmek de istemiyorum. edenle birarada olmak da istemiyorum.ona göre.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2313303949788331075?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2313303949788331075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2313303949788331075&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2313303949788331075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2313303949788331075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/hahahaha.html' title='hahahaha'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-528322781960054167</id><published>2008-07-28T13:47:00.000-07:00</published><updated>2008-07-28T14:02:56.282-07:00</updated><title type='text'>değmeyin figanıma</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;tekrar merhaba. bugün yine eşiğine geldim depresyonun. çok mutluydum, çok eğlendim, en sevdiceklerimden biri bütün gün yanımdaydı. ama bunlarla ilgisi yok işte durumun. uzun süredir şöyle bir depresifliğe meyledip de toparlanan, yooook yooook diye kendini pışpışlayarak yaşamını sürdüren bu kalbim dayanamıyor artık. bu sefer bırakıyorum bakalım. ne olacaksa olsun, buradan sızlanmakla ama aynı zamanda etrafa gülücükler dağıtmakla olmuyor bu işler. alnımın akıyla girerim depresyona. herkesi terkediyorum bugün, beni terkedenleri iki kez terk ediyorum. bak yine yoook yooook diyorum içimden kendime, bu bir süreç diyorum, sus be kadın. bir kez de içindeki yaşı akıt dışarı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bugün sabah olmasa, işe gitmesem, istediğim zaman uyanabilsem, işyerindeki hiç kimseye gülümsemesem, kimse nen var diye sormasa, hiç arayanım olmasa, öğle olmasa, yemek yemesem, akşam olmasa, eve dönmesem, hiçbir yerde olmasam, saate bakmasam, susamasam, yağmur yağmasa, güneş açmasa, hiç tatil olmasa, hiç çalışmak zorunluluğu olmasa, herkes bi sussa, kimse odama gelmese, televizyon aniden bozulsa, çay demlenmese, kimse ölmese, dereler tersine aksa...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ya da bunların hiç biri olmasa, kimse bana dokunmasa, bir şey sormasa, gözüme bakmasa, bunlarla da idare edebilirim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kendime o kadar kaldım ki, kendimle o kadar kaldım ki, özlüyorum bilmediğim bir şeyi, bilmediğim birini, tutunmak istemiyorum hayır, tutunmuyorum zaten. ama yaşamak istiyorum. karışmayın depresyonuma.nolur bi huzur verin ya.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-528322781960054167?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/528322781960054167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=528322781960054167&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/528322781960054167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/528322781960054167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/demeyin-figanma.html' title='değmeyin figanıma'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5546922290448871740</id><published>2008-07-27T12:28:00.000-07:00</published><updated>2008-07-27T14:53:49.885-07:00</updated><title type='text'>alt küme</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;akşamüstü denize bakıyordum. yalnızdım. denizde bir çalkantı vardı, dalga değildi, akıntı değildi. tanımsız bir hareketti. denizin üstü bir sağa bir sola çalkalanıp duruyordu,bu kelime en yakın anlatımdı. tasa elini sokup şöyle bir sallamışsın gibi.ama denize kimse bir müdahalede bulunmamıştı, rüzgar da bizzat yoktu, çalkalanıp duruyordu işte. benim gibiydi, içim gibiydi, müdahalesiz bir hareketlilik mevcuttu. kimse farkında değildi. denize öylece bakıyorlardı, seyrediyorlardı ama görmüyorlardı. yalnızdı. nasıl şaşırmıyorlardı? bu şaşırmama hali şaşırtıyordu beni. ama dedim ya görmüyorlardı. sadece bakıyorlardı. ne kadar yalnız olduğumu görmüyorlardı, sadece yanımda durup bana bakıyorlardı. üzülüyordum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;günün herhangi bir saatindeydim, her saati olabilir, her an olabilir, yalnızca o zamana özgü değil, zaten çoktan başlamış ve devam ediyor olabilir. yürüyorum aslında yürümek denemez buna, ayaklarım yerden 4 ya da 5 parmak kadar havada. uçmuyorum, yürümüyorum, süzülüyorum. hızım sabit ama tamamen bana bağlı. boşluktayım, ayaklarım gibi. önüm sonsuz. bir bilgisayar oyunu kahramanı gibiyim. tanıdığım insanlar, hayatımda olan, olmayan, bir yerlerde gördüğüm, çok sevdiğim, hiç sevmediğim, herkes burada. teker teker karşıma çıkıyorlar. kimi sağımda kimi solumda duruyor. görmek istemiyorum kimseyi. karşılaşmak istemiyorum. yapayalnızım, bulanmışım yalnızlığa. görmek istemiyorum. yine de varlar, karşıma çıkıyorlar. ters yöne girmiş bir araba gibiyim yoğun trafikte, dönemiyorum, üstüme üstüme geliyorlar. biri yaklaşınca elimi uzatıyorum, dokunuyorum, dokunamıyorum, elim içinden geçiyor, yok. var ama yok. hepsi birer görüntü sanki, ama buradalar, karşımdalar. yok. gözlerim doluyor yine. yalnızlık. hayır bu işkence. beni kendimle bırakmıyorsunuz, varsınız ama aslen yoksunuz. yokluk. herkesle en az ve sadece bir kez karşılaşmak zorundaymışım gibi bir durum var. geçiyorum, ardımda bırakıyorum, aşıyorum sanıyorum. yine ordalar. yoruldum sizden, bıktım hatta. gidin. kaybolun. ağız tadıyla bir yalnızlık yaşatmayacak mısınız? cevap vermeyin, bakın ama görmeyin, her şeyi benden bekleyin, ben de susmaya başlıyorum artık. zaten içim suskun uzun zamandır, zorluyorsunuz diye konuşuyorum. istemiyorum. biraz da olsa anlayın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;görmek istemiyorum, konuşmak istemiyorum, herkesle karşılaşıyorum hayatımın bir ve her döneminde. zorunluluktan biraz da yokluktan inanın. yokluk vardır. siz de yoksunuz. varlığınızla yok oldum. beyin ölümüm gerçekleşti benim. fişimi çekin. peşimi bırakın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5546922290448871740?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5546922290448871740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5546922290448871740&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5546922290448871740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5546922290448871740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/alt-kme.html' title='alt küme'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3821811800964738593</id><published>2008-07-10T16:15:00.000-07:00</published><updated>2008-07-10T16:53:13.216-07:00</updated><title type='text'>flu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;konuşmuyordum, konuşamıyordum, sanki konuşsak o noktada her şey bitecekti, bu aramızda gizli bir anlaşmaymış gibi siz de susuyordunuz. birkaç şarkı sözü müydü durumu tanımlayan, suskunluğumuzu bozmamanın tek yolu muydu birilerinin birilerine yazmış olduğu bu sözlere sarılmak...üzülmek istemiyordunuz belli, kendinizi koruyordunuz işte. ben sizi üzmek ister miydim ki hiç, bu nedenle susarak sizi kendimden koruyordum. etkilenmemek mümkün değildi ama bu nazik ruhunuzdan, o zaman yapmayın, kafamı karıştırmayın, koca bir duygusal boşluk işte içimdeki, o boşlukta o kibriti çakmayın, kendinizi de yakmayın. ama aklımdasınız bir şekilde sıkça, sanki söylesem her şey bozulacak, tamam ben susmaya devam ederim ama siz de bırakın elinizden o kibriti, kafam karışıyor sonra, o şarkıların sözleri boş duvarlarda çok yankı yapıyor, susturamam diye korkuyorum sonra.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*yoksa bütün bunlar benim yorumum mu? ortada hiçbir şey yok mu? deliriyor muyum yoksa?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3821811800964738593?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3821811800964738593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3821811800964738593&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3821811800964738593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3821811800964738593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/flu.html' title='flu'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-4586843583349720998</id><published>2008-07-07T11:48:00.000-07:00</published><updated>2008-07-07T12:11:49.766-07:00</updated><title type='text'>face 2 face</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;herkes burdaydı. ne kadar çoktular. ne kadar kalabalıktı. ben ne kadar yalnızdım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;her yer seslerle doluydu, kafamı şişiriyorlardı. konuşmak istemiyordum. dinlemek istemiyordum. zorunda kalıyordum. içim ne kadar da suskundu.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;her şey rengarenkti. bu kadar çok renk beni yoruyordu. silikleşsin istiyordum-sadece bir an da olsa-bütün renkler,olmuyordu. üstelik taşımak zorunda kalıyordum. oysa içim ne kadar da renksizdi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;her an gülünüyordu, görmek istemiyordum artık yukarı doğru kıvrımlanan o dudakları, ağlıyordum. kimse görmüyordu. ağlayan birini gördüğümde canım yanmıyordu artık, duyarsızdım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;tanıdığım herkesi unutmak istiyordum, yaşadığım her şeyi unutmak...mümkün değildi, mümkün olmasını istedikçe aynı yerlerde aynı insanlar etrafında dolaşıp duruyordum. çelişiyor muydum, hayır, dibe vurmaya çalışıyordum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;her gece dışarı çıkmak istiyordum, eve hiç girmemek, evden hiç çıkmadan eve hiç girmemek. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;uyumamak istiyordum, günlerce uyumak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bıktım demek istiyordum ama isyan etmemek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;yaşayıp öğrenmek istiyordum ama sadece durarak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;aralarda kaldım. o 2 tane şeyin arasında, hep zıtlarında, hangisi olsun diye düşünürken ya da birindeyken ve öbürü olsun isterken, tam arada, olmakla olmamak arasında bir şey olamadan kalakaldım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;şimdi ne olacak?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-4586843583349720998?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/4586843583349720998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=4586843583349720998&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4586843583349720998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4586843583349720998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/07/face-2-face.html' title='face 2 face'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-6356788853958510782</id><published>2008-06-14T15:50:00.000-07:00</published><updated>2008-06-14T16:19:09.023-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>yarabantları yetersiz kalıyordu&lt;br /&gt;ne gizliyor ne de koruyordu&lt;br /&gt;üstünüzü örtüyordum&lt;br /&gt;siz yeter ki konuşun&lt;br /&gt;bağıra çağıra susuyordunuz&lt;br /&gt;acıyordu&lt;br /&gt;bir bant daha...&lt;br /&gt;ama hava alması gerekti&lt;br /&gt;artık yara-lanmam gerekti&lt;br /&gt;gereklerinizden yorgundum&lt;br /&gt;size uyumsuzdum&lt;br /&gt;bana uygunsuz&lt;br /&gt;ne de gariptiniz&lt;br /&gt;adeta acıyla beslenmekteydiniz&lt;br /&gt;karanlığa gömülüydü dudaklarınız&lt;br /&gt;hep susuyordunuz&lt;br /&gt;zincirleme bir trafik kazasıydınız işte içimde&lt;br /&gt;acil müdahale gerekiyordu&lt;br /&gt;elimde sadece birkaç yarabandı&lt;br /&gt;hala görmüyor muydunuz?&lt;br /&gt;dudaklarınızı mühürlediniz&lt;br /&gt;ama gözleriniz kocaman açıktı işte karanlığınızda&lt;br /&gt;kaçamazdınız&lt;br /&gt;yapamazsınız&lt;br /&gt;sanıyordum&lt;br /&gt;yine başardınız&lt;br /&gt;azminize hayrandım&lt;br /&gt;ama yanıyordu işte canım&lt;br /&gt;acil müdahale gerekiyordu&lt;br /&gt;acı bir sosa buluyordunuz&lt;br /&gt;her bakışınızla beni&lt;br /&gt;ya sonra?&lt;br /&gt;saltanat sonsuza dek sürer miydi?&lt;br /&gt;bu acı kendini hep yeniler miydi?&lt;br /&gt;durdum biraz sadece baktım&lt;br /&gt;tıpkı sizin gibi yaptım&lt;br /&gt;susunca yok oldunuz birden&lt;br /&gt;acıyla değil sesimle beslendiğinizi anladım&lt;br /&gt;attım yarabantlarımı söküp tek tek&lt;br /&gt;dudaklarım kilitli&lt;br /&gt;görüntünüzün yokluğunu seyrettim&lt;br /&gt;bir manzara tadındaydı&lt;br /&gt;konuştukça görmekteydim sizi&lt;br /&gt;sustukça kaybetmekte&lt;br /&gt;dilimin ucundaydı ama söylemedim&lt;br /&gt;acımıyordu artık&lt;br /&gt;bir melodi başlattım içimde&lt;br /&gt;sesimi unutmaya çalışarak&lt;br /&gt;sessizliğimde kayboldunuz&lt;br /&gt;acının adı sesimdi&lt;br /&gt;günler melodime hazırdı&lt;br /&gt;yok oldunuz çünkü&lt;br /&gt;zaten hiç yoktunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-6356788853958510782?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/6356788853958510782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=6356788853958510782&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6356788853958510782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6356788853958510782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/06/yarabantlar-yetersiz-kalyordu-ne.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-161454636656863039</id><published>2008-06-04T13:15:00.000-07:00</published><updated>2008-06-04T13:32:51.497-07:00</updated><title type='text'>durun ki biraz,duruşunuz olsun</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;şimdi yoruldum. sahtelikten, yapaylıktan, -mış gibiliklerden. istemiyorum böyle bir dünyada yaşamak. gerçek denen ne ki? yani o anda 'öylesine' yaşanması gerekiyor diye, ben istemezken üstelik, öyle yaşamak zorunda mıyım? neden hep uyum sağlamak zorundayım. benim istediklerim yok mu? kafa tutamaz mıyım sanıyorsunuz? evet, korkuyorum belki biraz herkes kadar. ama daha fazla değil. gözüm karadır benim. kendime güvenim çoktur. göze alabilirim bu düzende yaşamamayı. ayak uydurmak zorunda mıyım yani? asıl korkak sizsiniz diye, ben mi çekicem acısını, ben mi vericem hep hesabını? tamam, ben de istiyorum belki ama. ama yine de bunu istemiyorum ki. benim seçeneğime açık olmayan sizsiniz, neden üzmek bu kadar kolay sizin için. durun biraz. duruşunuz olsun biraz. aralarda olarak, bir tarafta yer almayarak, farkında değil misiniz kaçak oynadığınızın? lütfen farkına varın artık. kaç yaşına geldiniz. yani her şeyi bana bırakmayın, bu maskeleri toplatıp yaktıramazsınız bana, o kadar da değil yani. benim de bir sınırım var. hem herkes yakıp maskesini, dökülen küllerini süpürse tüm iç sokaklarımız temiz olmaz mıydı? bu toplu bir eylem olmalı, bireysel hareketlerle başlayan. biraz dönün içinize artık. kaçtığınız kendinize ben yaklaştıramam ya sizi. iyi alışmışsınız siz. sempati yapmayın tamam, sempatik hiç olmayın, empati yapın biraz ama. ha yapamıyorsanız, rica ederim bana bulaşmayın. benim dengemi bozmayın. yalnız hissediyorum sonra kendimi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;özen gerekiyor her şey için, yaşamak için, özen gösterin biraz kendinize, sevdiklerinize, ilişkilerinize. korumayı bilmiyorsanız başlatmayın ilişkilerinizi. bitirmeniz gerekiyorsa da bitirin orada. ama özensiz yapmayın hiçbirini. büyüyün artık işte. yetişkin çocuklardan, sahte sözcüklerden, yapay sizlerden bıktım usandım artık. ha işinize gelmiyorsa , çok rica ederim bana bulaşmayın. ne güzel bir dengem var, bozulursa da kurabildiğim, dengemi bozmayın. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-161454636656863039?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/161454636656863039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=161454636656863039&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/161454636656863039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/161454636656863039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/06/durun-ki-birazduruunuz-olsun.html' title='durun ki biraz,duruşunuz olsun'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5097126868721162789</id><published>2008-05-03T17:53:00.000-07:00</published><updated>2008-05-03T17:56:53.893-07:00</updated><title type='text'>hıdırellez</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;yeni yılda herkese mümkün olduğunca filtresiz, maskesiz, açıksözlü, cesaretli ve dürüst bir hayat dilerim...bunun resmini yapıp, gül ağacının altına koymanızı ise şiddetle tavsiye ederim...sağlıcakla kalın...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5097126868721162789?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5097126868721162789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5097126868721162789&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5097126868721162789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5097126868721162789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/05/hdrellez.html' title='hıdırellez'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5347891551604459171</id><published>2008-05-03T17:25:00.000-07:00</published><updated>2008-05-03T17:46:02.939-07:00</updated><title type='text'>hadi yine yapalım</title><content type='html'>kopyacıyım ben kopyacı ama yapmadan duramıycam, teşekkürler fikir babası iyacp.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;gitcez mi gitmiycez mi, gidiyoruz, ulusoy, rahatsız yolculuk, cam kenarı, 32 numara, ela, komik ela, paylaşımcı ela, tatil yapması zevkli ela, fethiye, taksi, lykia, kongre, oda, kaçak, zihni, zihni'nin şişko bebesi, panel, soğuk, yemek yiycez mi, yemek yedik oh, sahil, şarap-bira, şarkı, kum, battal yatak, güzel kahvaltı, güzel öğle yemeği, güzel snake line, güzel akşam yemeği, dans, havuz, masa tenisi, beach volley, idris, şakir, nasuh, cuma, tuğba, azad, sevgi, selda, zengibar, biz, hepimiz, deniz, güneş, pareo, bikini, iz, avene, nivea, konser, zil zurna, eğlence, komiklik, çok gülmek, okb dansı, açık havuz, kapalı havuz, ölüdeniz, yamaç paraşütü, babadağı, vazgeçsem mi, tulum, heyecan çişi, düşecekmiş kadar dik pist, rüzgar, Rüzgar, uçuş, akşam yemeğine hazırlık, nerden gidiliyordu bu odaya, hızır görevli, elayı odadan almaya gelecekler mi, motosiklet, kırmızı, gezmekler, ölüdenizde güneşin batışı, atatürk burnu, üşüyen insanlar, üşümeyen eller, ısınan insanlar, kahve, kale, kuzey, ciciş, çakma spiderman, rüzgarın oğlu, vermidon, balkon, çatı katı, yeşil yorgan, yeşil t-shirt, uyumadan uyumak, digitürk balıkları, diş fırçası, muck muck, simit, otogar, kalbim nerdeydi, beyaz çakmak, son muck, 32 numara, aynı salak host, aynı babacan şoför, gitmek gitmemek kalmak kalmamak, gelmek ama orda kalmak. özlemek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5347891551604459171?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5347891551604459171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5347891551604459171&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5347891551604459171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5347891551604459171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/05/hadi-yine-yapalm.html' title='hadi yine yapalım'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3420831138790163942</id><published>2008-05-03T17:00:00.000-07:00</published><updated>2008-05-03T17:24:16.600-07:00</updated><title type='text'>uçalım mı?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;   dün yine aynı 2. kattaki cafede oturuyordum. gelip geçeni seyrediyordum, yağmur atıştırıyordu, havada soft bir toprak kokusu vardı. ilginçtir, özlediğim hiç kimse yoktu bu kez. hayatımdaki herkes bendeydi, benleydi, özlememiştim. çünkü giden yoktu, ben de yeni gelmiştim zaten, burdaydım, onlaydım, benleydim, bizleydim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    hayatın en güzel anlarını, en güzel insanlarını tanımış ve yaşamış biri olarak çok şanslıydım, zaten genel olarak şanslı biriydim. belki bu yüzden bu anları yaşamıştım, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan bilmiyorum. gittim, geldim, bana bir şey oldu. başka bir insan oldum. yıllardır kuluçkada olan, yakalamaya çalıştığım krishnamurti özgürleşmesini yaşadım. oldum ben oldum. odağım değişti, hayatım değişti. bana bunu yaptıran şey mi ne? yardımcı etkenler var illa ki ama başrolde bendim işte. nasıl anlatılır bilmem ama artık her şeyi ve herkesi bir noktada bırakabilme ve yoluma devam edebilme becerisini edindiğimi söyleyebilirim. önümde duracak, durabilecek hiç bir şey yok. insanlar yanımda durabilirler, arkamda kalabilirler, gidebilirler, umrumda değil artık.  olaylar gündemimi meşgul edebilirler, ama illa ki etkisini kaybederler. ben yürüyor olurum her zamanki gibi, her zamankinden farklı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   mutlu olduğum yerde, mutlu olduğum insanlarla olmayı, her şeye ve herkese gerektiği kadar değer verme klişe düşüncesini, düşünceden çıkarıp hayatımda eritmem söz konusu oldu. anlatamıyorum belki ama bir düşünce sistemini bırakıp yeni bir hayata başladım sanki. şimdiye kadar olandan epeyce farklı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   neyse işte genel olarak mutluyum çok, huzurluyum, özgürüm. havada 2000 metrede uçmak gibi, motosiklette giderken kollarını iki yana açmak gibi, yeni tanıştığım Rüzgar'ın yanında özene ve sevgiye doymak gibi, hiç gitmesek de bi kumsalı zimmetimize geçirmek gibi, deli gibi içip sarhoş olmak gibi, bissürü insanla dans edip çocuklar gibi eğlenmek gibi, canın ne isterse o an yiyebilmek gibi, canın ne isterse o anda yapabilmek gibi, ölmüşüm de ruhum huzura kavuşmuş gibi, özgürleştim işte. emeği geçen herkese teşekkürler, beni yeniden adanmanın gerçekliğine inandıran Rüzgarıma en çok...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3420831138790163942?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3420831138790163942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3420831138790163942&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3420831138790163942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3420831138790163942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/05/ualm-m.html' title='uçalım mı?'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3789029153560976719</id><published>2008-04-21T15:27:00.000-07:00</published><updated>2008-04-21T15:32:47.970-07:00</updated><title type='text'>bir kendim bir ben...</title><content type='html'>gitmek gerek bazen, bazen hiç kıpırdamadan, sonuna kadar kalıp mücadele etmek... ben gidiyorum şimdi, yoruldum biraz, dinlenip güç toplamam gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*baharın kokusunu hapsedicem içime, söz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3789029153560976719?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3789029153560976719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3789029153560976719&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3789029153560976719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3789029153560976719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/bir-kendim-bir-ben.html' title='bir kendim bir ben...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-8320154080530636624</id><published>2008-04-17T14:30:00.000-07:00</published><updated>2008-04-17T14:55:29.703-07:00</updated><title type='text'>silgiyacp</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;tutku'da oturuyorduk, silgi ve iyacp vardı karşımda. önce ben gitmiştim, hava güzeldi, onlar sonradan gelmişti. mekanı ismine bakarak, uygunluğuna bakarak seçmemiştim. ama ortada bir tutku olduğu aşikardı. bu düşkünlük  hali, benim içime de umut doğuruyordu, inancımı güçlendiriyordu, biraz daha yitirmiştim çünkü. belki de hiç yitirmemiştim, içsel dırdırımdı. ne olursa olsun bu manzarayı görmek, hem karşı kıyıdan hem kendi karasularımdan bakınca mutlu ediyordu işte beni. silgi'nin yüzünde makyaj yoktu. naturel hali ile makyajlı hali kardeş bir insanımız şu silgi kardeşim. ne kadar güzeldi, su gibiydi, 'yazın habercisi benim' der gibi bir havası vardı. kaç yıldır ya da kaç aydır sevgililerdi bilinmez ama sanki 72 yıldır birbirlerini seviyor gibiler. sanki 27 yıldır evliler de akşam yürüyüşüne çıkmışlar kadar alışıklar birbirlerine. iyacp cesaret etmiş, güvenmiş, ne büyük bir güven örneği, üstelik görüşmeye gidecekken...silgi imzalı saç stiliyle gururla oturuyor. her daim güleryüzlü ve iyi kalpli bir masal kahramanı gibi görünüyor hep gözüme. silgi cadılaşıyor bazen, tatlı bir cadılık tabi, ama bizim iyi kalpli kahramanımız hep sevgi dolu. afferim dedim çocuğa, afferim dedim kıza. sevin birbirinizi, hep böyle çok sevin. değerinizi bilin birbirinizin. hep böyle kalın, hiç değişmeyin. siz birlikte güzelsiniz... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*ispanya'ya artık çeyrek var!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-8320154080530636624?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/8320154080530636624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=8320154080530636624&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8320154080530636624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8320154080530636624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/silgiyacp.html' title='silgiyacp'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5591985400950246903</id><published>2008-04-11T13:21:00.000-07:00</published><updated>2008-04-11T13:29:06.651-07:00</updated><title type='text'>cemre</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;bugün içime cemre düştü, baharım geldi. yenilenmeye hazır hissediyorum kendimi, güçlü, huzurlu, mutlu bir aurayla donandım. ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum 2 gündür, hayatımda ne kadar da güzel bir çok insan var, seviyorum, seviliyorum, daha ne isterim ki. bir de bahar çocuğuyum ya işte, benim devrim başladı ya tutmayın artık beni, bu yaz doya doya yaşanacak. her an daha da zevk alarak yaşanacak, hakkı daha da adil verilecek yaşanan her anın, al buraya yazıyorum, yaşamazsam kara kaplı deftere kaydedin beni. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5591985400950246903?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5591985400950246903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5591985400950246903&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5591985400950246903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5591985400950246903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/cemre.html' title='cemre'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2465493672113582558</id><published>2008-04-09T11:37:00.000-07:00</published><updated>2008-04-09T12:56:06.714-07:00</updated><title type='text'>bitmez...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;ilkbaharın gelişine sevinirken tam, sonbaharı da aslında çok sevdiğim aklıma geliyor, sonra çocuksu bir bakışla mevsimleri insanmış gibi kanıksayıp, sonbahara haksızlık ettiğimi düşünüp hatta bizzat kendisini aldatıyor gibi hissedip, ilkbaharın gelişine yarım yamalak hatta burukluk içinde, içli ve gizli bir sevinme durumu yaşayıp, bu durumu yaşamaktan şikayet ederken dikkatim dağılıyor, başka bir şeye odaklanıp unutuyorum. sonra başka bir anda başka bir yerde, yaşadığım sıradan bir olaya avazım çıktığı kadar bağırmak, ciyaklamak sonra birden susup hiçbir şey olmamış gibi davranmak hatta eğer mümkünse o anda bu yaşantıyı unutmak istiyorum ama aklıma aslında sakin ve hayatla barışık, bağırışı patırtıyı sevmeyen mizacım geliyor, anlık çıkışları unutmak zorunda hissedip kendimi, aslıma dönmeliyim diye düşünürken kızgın olduğumu  unutup, olanlar ve olması gerekenler ile ilgili derin düşüncelere dalıyorum ancak o sırada öfkemi unutsam da hissetmeye devam etmeyi nasıl başardığımı bilemeden başarıyorum, tam o anda kapıdan biri giriyor ya da kendimi birden bir büfede sigaramın markasını tam söyleyecekken satıcıya, başka bir markayı söylerken buluyorum kendimi, neden yıllardır içtiğim sigaranın markasını değil de hiç içmediğim bir sigaranın markasını söylüyorum ve üstüne bir de düzeltmek zorunda kalıyorum diye düşünürken düşünce yüküm bakıyorum birden dağ oluyor o dükkandan çıkamıycam gibi, senelerce orada yanlış söylediğim sigara markasını satma cezasına çarptırılacakmışım gibi bir hisle yoğrulup, düşüncelerimi döke saça, aceleyle büfeden çıkıyorum. çıkınca geçiyor, hiç yaşanmamış gibi farzedip, kulaklığımı takıyorum kulağıma. hayatta bir çok yaşantıyı hiç yaşanmamış farzederek yürüdüğüm gibi yoluma...sultanahmet katlediliyor diyor haberlerde, o kadar üzülüyorum ki gidip sultanahmet'te meydanın tam orta yerinde oturup açlık grevi yapma isteği coşuyor içimde sonra aklıma adile naşit-münir özkul turşucu üçlemesi ya da dörtlemesi ya da beşlemesi filmlerinden birindeki o çocukların taksim meydanı'nda açlık grevi yaptıkları sahne geliyor, gülümsüyorum, ama ağlamaklıydım ben diyorum sonrasında, numara bebek ağlamaları çınlıyor kulağımda, sultanahmet'in durumu canımı yakıyor oysa ki, nasıl bu kadar geçişken olabilir şu insanoğlu diye düşünürken haber değişiyor. yok diyorum, dikkatimi sürdürücem diyorum, sultanahmet için en az bi 20 dakika hırpalarım kendimi diyorum, yok olmuyor, vazgeçmiyorum, odaklanmaya uğraşıyorum, e gerçekten üzülüyorum çünkü, o sırada telefonum çalıyor, sultanahmet'te de epey vakit geçirmişliğimiz olan bir arkadaşım arıyor, açıyorum telefonu, tam yerebatan sarnıcı'na gidelim mi diyeceğim sırada 'sana bir şey sorucam' diyor, soruyor da, ben o havadan farketmeden çıkıp, lay lay lom bir ruh haline hemencik giriveriyorum. sonra hasbelkader bu konu aklımdan geçiverse, asla açlık grevi yapamayacağımı düşünüp, bu koskaca yaşantıdan bana kalan bu mu yani diye hayıflanırken canım turşu istiyor hatta dikkat ediyorum da (burda dikkatimi yoğunlaştırabiliyorum nedense birden) turşu tadı geliyor ağzıma yutkunuyorum, boğazım yanıyor gibi mi oluyor be derken öksürük tutuyor, konudan kilometrelerce uzaklaşıyorum. bi an geliyor işte odamda tek başıma oturuyorum, insan umutla yaşarmış ya, kimisine göre de umut diye bir şey yok neyse, haydi diyorum kendime, gel canım, tatil yerimizi seçelim, o an her şey yolunda, insanım işte, tatile gidicem işte, yurtdışına gideyim diyorum sonra uçak geliyor aklıma sonra pasaport sonra vize sonra otel sonra yemek-içmek sonra alınacak hediyeler, sonra o sonra bu derken, gönül zenginliğimden olsa gerek en son para geliyor aklıma. yok diyorum yüksek lisanslar yapıcam ben gidemem diyorum ispanya'ya, italya'ya, mikanos'a, ama tatile de ihtiyacı var insanevladının diyorum sonra acaba ne alanda yüksek lisans yapsam diye düşünüyorum, aman ya o okulun yeri de pek bir uzak nasıl gidip gelicem diye düşünürken ispanya'ya gitmeyi bilirsin ama diye kendime laf sokuyorum, bu bende başlayıp yine bende biten diya-mono-logdan sonra yurtiçi tatilleri geliyor aklıma, yurtdışında yüksek lisans hayalleri kuruyorum birden bire, bodrum'da mayısta deniz sıcaklığı nasıldır diye düşünürken, ya hiçbir yere gidemeseydim en azından fırsatım var diyorum ve o an hiçbir yere gidemeyeceğim hissine kapılıyorum hatta inanmaya başlıyorum. 'neyse, kısmet' derken pareo almam lazım,terlik almam lazımlar geçiyor aklımdan, bunları düşündüğüme inanamayıp, kendimi odamdan dışarı atıyorum.neden başladım bu yazıya, ne anlattım bilmiyorum hatırlamıyorum, okumadan yayınlıycam be derken yok ya o kadar da değil şöyle bi bakarım en azından diye düşünüyorum.  bakarım, bakmam,bakarım ,bakmam, bakarım, bakarım...derken kendimi çok yorgun hissediyorum ama bi yandan da kıpır kıpırım derken....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2465493672113582558?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2465493672113582558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2465493672113582558&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2465493672113582558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2465493672113582558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/bitmez.html' title='bitmez...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5306331469432836615</id><published>2008-04-08T13:53:00.000-07:00</published><updated>2008-04-08T13:57:16.472-07:00</updated><title type='text'>içimde hep o çocuk, hep o umut...</title><content type='html'>Gelsin, hayat bildiği gibi gelsin&lt;br /&gt;İşimiz bu, yaşamak...&lt;br /&gt;Unuttum, bildiğimi doğarken,&lt;br /&gt;Umudum, ölmeden hatırlamak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5306331469432836615?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5306331469432836615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5306331469432836615&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5306331469432836615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5306331469432836615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/iimde-hep-o-ocuk-hep-o-umut.html' title='içimde hep o çocuk, hep o umut...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-6222957423999737507</id><published>2008-04-06T12:48:00.000-07:00</published><updated>2008-04-06T12:57:54.337-07:00</updated><title type='text'>kapı açma sanatı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;hani kapıya anahtarı sokarsın, çevirirsin 2 kere, sonra kendine çeker açarsın. işte bu kendine çekip açmak kısmı herkesin bildiği ama bilmiyor gibi yaptığı bir şeydir. hiçbir zaman konuşulmamış, yazılmamış, ama herkes tarafından bilinen şeylerden biri işte ama ben bunları düşünüyorum ne gerek varsa. mesela bir kez gidilen bir evde kapıların nasıl açıldığını nasıl kapandığını, ne zaman kilitlendiğini, hangi tık sesinin ne anlama geldiğini biraz dikkatli iseniz yakalarsınız hemen. sonra bir bakmışsın, öğrenmişsin. hani bir insanın sesindeki tonlamaları ezberlemek gibi. yani kimse kimseyi kandırmasın, hiç konuşmasak da hepimizin bildiği şeyler var elbet hayatta. bence bol bol konuşulmalı bunlar, konuşacak birini bulsam hemmen bir çilingir sofrası kuracağım ona. sözüm olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-6222957423999737507?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/6222957423999737507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=6222957423999737507&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6222957423999737507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6222957423999737507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/kap-ama-sanat.html' title='kapı açma sanatı'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-1534661292573173678</id><published>2008-04-01T13:06:00.000-07:00</published><updated>2008-04-01T13:40:40.282-07:00</updated><title type='text'>kalbi küçük değildi elleri kadar...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;2. kattaki cafeleri severim. Geleni geçeni seyrederim tepeden. Hiçbir şey yapmadan, orada olmadan, sadece seyretmek güzeldir bazen. Tanrısal bir duruş gibi. İlahi bir kayıtsızlık hali. Şöyle bir gelene geçene bakarım, sonra o anda en çok özlediğim kişi kimse hayatımda onu görmeyi umut ederim. Hep de özlediğim biri vardır. İşte bugün de böyle bir anda, böyle bir mekanda Asiye çarptı gözüme. Bu darbeyle, gözüm özlediğim kişiyi aramaktan da vazgeçmişti bak bunu şimdi farkettim oysa vazgeçmek bu kadar kolay olmamalı. Asiye-ki bu ismi ben ona verdim-7 vardı yoktu. Boyu belime gelirdi ancak. Üzerinde sanki 40 yıldır giyiyormuş gibi duran bir ilkokul forması vardı. Sabahtan geceye kadar üstünde olduğundandı muhtemelen. Asiye, sokakta çalış-tırıl-an bir çocuktu. Kırmızı bir tokası vardı, forması gri-kırmızı, bir de mus çorabı vardı onlar da kırmızıydı, çoraplarını çok beğendim, benim de olsun istedim. Yanındaki, kendinden yaşça büyük birkaç çocukla boş kalan vakitlerinde oynamakta, şakalaşmaktaydı, yok 1 Nisan ile ilgili olduğunu düşünmüyorum bu durumun. Asiye'nin asıl işi, insanların birden karşısına çıkıp, onlara bir şeyler söylemek, istemekti. Hepimizin yaşadığı bir deneyimdir elbet. Ama Asiye'nin öyle bir hareketi vardı ki kendine özgü, asıl ilgimi çeken bu oldu. Yolda yürüyen bir sürü insan arasından, seçimini yapıyor, kararlı küçük adımlarla ona doğru koşuyor, hop diye zıplayıp tam önünde duruyor ve kollarını da en sonuna kadar açıp, karşısında dikiliyordu. Belli ki hiç korkmuyordu. Afferin dedim Asiye, kendi kendime. Keşke herkes senin gibi olabilse. Aman güzel ablacım abartma dedi. Yok yok, büyüksün Asiye dedim. Neden ki abla dedi. Dedim çocuğum büyüyünce anlarsın, ama yine de anlat diye tutturdu, eh peki dedim. Bak dedim çevrene, bu gördüğün insanların çoğu ne istediğini bilmiyor hayatta, sen biliyorsun. Bir insan seç(v)ip ona koşmakta ya cesaretsiz kalıyorlar ya geç, sen seçip hemencik koşuyorsun. Ama bunları yapanlar da vardır abla dedi Asiye. Elbet var dedim Asiyecim, ama onlar da senin kadar kararlı mı acaba? Emin olup, koşup, kollarını açıp, korkusuzca meydan okuyabiliyorlar mı karşısındakilere, yoksa ilk darbede yıkılıp yere mi düşüyorlar, İstedikleri şeyi bağıra bağıra söyleyecek kadar korkusuzlar mı? Ben senin gibi insan severim Asiye dedim. Sağol abla, ben de seni kendim gibi bildim dedi. Ama ablacım, sen de çok umutsuzsun dedi. Yok Asiye'cim dedim, umut olmadan yaşanır mı hiç? Tamam güzel ablam o zaman dedi. Vedalaşırken  Asiye dedim, ne olursa olsun vazgeçme emi, hiç de korkma bi şeyden, hadi benim kızım aferin sana, haa bir de unutmadan, söylemiş miydim çoraplarına bayıldım...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-1534661292573173678?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/1534661292573173678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=1534661292573173678&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1534661292573173678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1534661292573173678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/04/kalbi-kk-deildi-elleri-kadar.html' title='kalbi küçük değildi elleri kadar...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3802679180078143492</id><published>2008-03-28T15:13:00.000-07:00</published><updated>2008-03-28T15:23:43.020-07:00</updated><title type='text'>ölümsüzlüğün melodisi</title><content type='html'>bir melodi dinledim bugün. sahibi, süper olduğunu düşünmüyordu. dinlerken özellikle hani o ritmin hızlandığı, gitarın ön planda olduğu yerde (gitar iyiydi), kalbimde bir duygu bulutu sıkışması vardı, yağmur olup gözümden akmak ister gibiydi. gözlerim dolmadı, yaşlanmadı. çünkü o an aklımdan geçen şeye şaşırmaktaydım. hiç ölmek istemiyordum, orada sonsuza dek o ezgiyle o sahneyle o kişiyle kalabilirdim. müzik mi çok iyiydi, gitar mı yoksa gitarist mi diye sormadan edemedim. cevabını bulamadım. biliyorum bulunmaz da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3802679180078143492?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3802679180078143492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3802679180078143492&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3802679180078143492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3802679180078143492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/03/lmszln-melodisi.html' title='ölümsüzlüğün melodisi'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-4664271236087261164</id><published>2008-03-28T14:15:00.000-07:00</published><updated>2008-03-28T14:52:27.973-07:00</updated><title type='text'>havada büyü kokusu var...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;blogum da benim gibi mistik mi? blogumda ne dilersem olur mu acaba? hayır, bir yazdığım dilek oldu da. hıdırellez ağacı gibi blogum var benim ya. iste, yaz ve yaşa. bez bebekteki büyü gerçek mi ne? &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;yumuşak bir geçişle anlam yükleme lafının tedavülden kalkmasını, yerine aşk sözcüğünün gelmesini ve sıkça kullanılarak bu kelimenin özümsenmesini dilemiştim iç dünya kurallarımda. sonra hemen akabinde, önceden seçilmiş olan, ama seçildiğinden belli ki habersiz, aslında içten içten meğer seçilen kişi olmayı isteyen, kalbi de mesihler iyisi olan prezentabl bir ademoğlu ile karşılaştım. rastlaşmışlığımız, laflamışlığımız, oyun oynamışlığımız hatta beraber egzersiz yapmışlığımız vardı kendisiyle. hatta elele temasımız bile diycem ama romantik olcam çok. bu romantizmi ilgili kişi ile paylaşmayı tercih ederim ve bu esnada kendimi takdir ederim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;beni şaşırtan, mutlu eden, heyecanlandıran, sesine, huzuruna, duruşuna hayran kaldığım bu kişi ile görüşeli 1 ay, kaynaşalı 1 gün, tanışalı 40 yıl olmuş olup, metodolojisine de bayıldım desem abartmış olmam. görüşmelerimizden henüz anlayabildiğim kadarıyla beni fırtınalı geçişlerle (illa yumuşak olmasına gerek yok) inancımı kaybettiğim konularda yeniden dönüşüm projeleriyle de destekleyebilecek bir tablo çiziyor. kendisini istikrarlı gidişleri sonucu yaşam koçum yapabilirim, hayatımda radikal değişiklikler yapabilirse onunla beraber koç da kesebilirim. henüz bu planlarımdan haberi yok, bilip de şımarmasın zaten. bana göre şımarsın sorun değil ama anladığım kadarıyla kendisi şımarmak konularında hassas. ama bu hassasiyetini de hemen aşabiliyor. belki de son mesihtir. her anı ve her hali ile doğallığını koruyabilen, tamamen organik bir ürün olduğundan şüphelendiğim bu zat-ı muhterem ile siz de naturel duruşunuzu koruyabilmektesiniz. her eve lazım gibi görünen bu insan ile büyülü blogumun sayesinde tanışmış olmaktan çok mutluyum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;şimdi sıra geldi ikinci dileğe, denemeye değer, hem de çok, hiç gitmesin...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-4664271236087261164?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/4664271236087261164/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=4664271236087261164&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4664271236087261164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4664271236087261164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/03/havada-by-kokusu-var.html' title='havada büyü kokusu var...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-8934188126437237216</id><published>2008-03-23T14:56:00.000-07:00</published><updated>2008-03-23T15:34:50.549-07:00</updated><title type='text'>pandora'nın kutusu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;    eh benim yine uykum yok, ama uyanma isteğim de yok. o zaman ben neyim? gece uyumamak sabah uyanmamak yani hep bir gerekenin zıttını yapmak isteği ile dolup taşıyorum. şimdi neyim ben?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    geçenlerde nüfus cüzdanında ismi fevzi olan bir danışancağızım kendi ismini feyzi diye yazmış, neden neden neden diye düşünmeden edemiyorum. yok yok yanlışlıkla değil, özgür iradesi ile yazmış. adını sevmiyorsan değiştir, kafa karıştırma. bunu düşünmeden edemiyorum, ben şimdi neyim yani? ne haldeyim?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    bütün pazarım uyumak, yemek yemek, sigara içmek, nette gezinmek ve tv seyretmekle geçti. 2 bölüm birden bez bebek seyrettim. oradaki yavrucaklar bir oyuncaklar ülkesi olduğunu ve her işin sihirle, büyüyle döndüğünü biliyorlar/sanıyorlar. o çocukların ruh sağlığı nicedir diye düşünüp vahlanmaktan kendimi alamıyorum. neyim ben yani? kendini onun sadece bir dizi olduğuna inandır mı diyeceksiniz? lütfen susun. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     babam son zamanlarda neden artık eskisi gibi-az-konuşmuyor diye kafamı çatlatıyorum. eskisi gibi az konuşmasını istiyorum ama o hiç konuşmuyor. neden diye sorasım geliyor, soramıyorum. belki benim konuşmam gerekiyor, konuşamıyorum. neyim ben?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    süper babanın tekrar bölümleri neden yayınlanmıyor diye çok içleniyorum. derdimi kimseye açamıyorum. hem yayınlansa kesin ben işteyken yayınlanır diye korkuyorum, bu yüzden bir yandan da yayınlanmasın istiyorum. şimdi ben ne haldeyim?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     zaman çok yetersiz geliyor ya da ben zamanı kullanmakta yeteneksizim diye düşünüyorum. birçok şey yapmak istiyorum ama hiçbir şey yapmak da istemiyorum. çok şey yapan insanlara zamanı nasıl yetirdiklerini sormak istiyorum, yapamıyorum. görelilik kuramıyla ilgili dünya dolusu kitaplar okumak hatta yazmak istiyorum. bununla ilgili deneylere gönüllü katılmak istiyorum. zaman bulamıyorum. hem gidersem dönüşü olmaz diye korkuyorum. neyim şimdi ben?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     uzayda inşaat işleri yapan astronotlara hayranlık duyuyorum onlarla tanışmak, bi kaç kadeh bi şeyler içmek istiyorum. ama bugün çok yedim, bunu düşününce midem bulanıyor, hayalimden soğuyorum. hem dünyadaki inşaat işçileri ile bir şeyler içmek istemediğim için, insan ayrımı yapıyormuşum gibi hissedip, kendimi durdurmak zorunda hissediyorum. nedir yani halim?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      tezcanlı insanlara çok özeniyorum ama bir yandan da hareketliliklerini çok gereksiz buluyorum. onlara övgüyle mi yaklaşsam, sen de bi otur be insan diye mi yaklaşsam kararsız kalıyorum. onları her gördüğümde bu kararsızlığım yüzüme vuruluyor, ortamı terketmek istiyorum, edemiyorum. ne yani şimdi bu?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      ölümsüz aşkların varlığına inanmak istiyorum, ama bir yandan da inanmıyorum. aslında pür bir aşka inanmıyorum. aşkın adını anlam yükleme olarak değiştirsinler de rahat edeyim istiyorum. ama bununla ilgili nereye başvuracağımı bilmiyorum. biri gelse de çok yumuşak geçişli bir anlam yüklese beni aşka inandırsa diye bekliyorum. gelmiyor. artık beklemiyorum. başvurmuyorum da. neyim şimdi ben?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       ojelerimi bir kez süreyim, beni bir ay idare etsin istiyorum. çıkmaz, akmaz, kokmaz oje bulunsun ama aynı zamanda tırnaklarım hava alsın sararmasın istiyorum. her gittiğimde bayimden ısrarla istiyorum yok diyorlar. umudumu kaybetmemeye çalışıyorum ama bu durumun sıkıntısını sürekli bir yanımda taşıyorum. neyim yani ben?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;          eeeh bunları düşünmiycem diyorum ama düşünmeden edemiyorum. durum çok mu vahim diye sormak istiyorum ama kendime negatif enerji yüklemek istemediğimden soramıyorum. soruyu değiştirip sorsam diyorum, onu da yapacak halim yok. en iyisi her zamanki nötr soru: neyim şimdi ben?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-8934188126437237216?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/8934188126437237216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=8934188126437237216&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8934188126437237216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8934188126437237216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/03/pandorann-kutusu.html' title='pandora&apos;nın kutusu'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-7973004412380114004</id><published>2008-03-09T14:17:00.000-07:00</published><updated>2008-03-09T14:55:22.313-07:00</updated><title type='text'>fark-ında hayatlar</title><content type='html'>ne sevenim var, ne soranım var, öyleee yalnızım kiii&lt;br /&gt;bana kaderimin bir oyunu mu bu? aldı sevdiğimi verdi zulümüüü&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;ajda'nın söylediği, aslen yaşlı olan bu şarkıya sıkça rastlıyorum radyoda. tipik çaresiz, dertli türk bakışının başarıyla dillendirildiği, rakı sofrasında iyi gidecek bu eserimizden yola çıkarak biraz 'farkındalık' ile ilgili konuşmak istiyorum bugün. belki oradan başka yerlere de sıçrarım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;şu hayatta en önemli şey sanırım 'farkında olmak'. farkındalığın levelları var diye düşünüyorum. yaşa bağlı olarak gelişen farkındalık, tecrübe ile gelişen farkındalık, zeka ile bağlantılı farkındalık bir de hiçbir şey yapmadan var olan farkındalık. işte bunlardan hepsi birarada olunca en şanslılar arasında sayabilirsiniz kendinizi. sonuncu farkındalık türümüz sezinlemekle alakalı olduğundan bu aşama biraz daha iddialı. zeka sonucu gelişen farkına varma durumu da benzerlik teşkil ediyor. bu iki konuda iddianız yoksa iyisi mi siz , yaş ve deneyim ile artan farkındalık türünüzü geliştirmeye odaklanın. hepsi varsa zaten şanslısınız yazının devamını okumanıza bile gerek yok. durun durun gitmeyin canım hemen, başladınız bir kere sonlandırın bence. ne diyordum, yaşa bağlı gelişen bir çok davranışımız var, dönemsel olarak illa ki yaşamamız gereken durumlar, vermemiz olası tepkiler. ben bu dönemlerde epey yordum kendimi ,keşke o zamanlar 'bunlar dönemsel tatlım takma kafana' diyen birileri olsaydı, şimdi ben bunu yapmaya çalışıyorum rastgeldikçe. bir yandan da iyki de sorgulamışım diyorum yoksa bugün bu farkındalık levelında olamazdım ki. birbiriyle bağlantılı bir durum işte. tecrübe ile gelişen farkındalık ise çok subjektif bir olgu illa ki. hepimiz benzer şeyleri yaşayıp farklı sonuçlar çıkarıyoruz. benzer durumlar da var mutlaka ama işin ilginci benzer şeyleri defalarca yaşayarak hiçbir sonuç çıkaramadığımız durumlar da çok oluyor. senelerce devam eden sürüncemeler, bir türlü açığa kavuş-a-mayan çelişkiler gibi. bunlara da 'dönemsel' diyerek geçiştiriyoruz. sanırım kendimize hesabını veremediğimiz hiçbir şey yok şu hayatta. ne de olsa hepimiz kendimizden yanayız. ancak bu şekilde kolaylaşıyor hayat zaten. yaşasın hayat! şimdi farkettim de bu yönüyle ne güzel şu yaşamak denilen şey. yaşasın farkındalık! bak ne güzel sevinç doldu içim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-7973004412380114004?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/7973004412380114004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=7973004412380114004&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7973004412380114004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7973004412380114004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/03/fark-nda-hayatlar.html' title='fark-ında hayatlar'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-1426825893558267893</id><published>2008-02-16T17:32:00.000-08:00</published><updated>2008-02-16T17:53:00.291-08:00</updated><title type='text'>ısmarlama</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;saat olmuş 3,5. ne yazılır ki gecenin bu vaktinde? görmek istediğim rüyayı yazabilirim mesela. bu gece, bir masalın içinde bir kahraman olmak istiyorum. yok yok, başrol olmasa da olur, gözüm toktur benim. çoook eski zamanlarda geçsin, mümkünse içinde birkaç şato olsun, şato orman görsün ya da göl, ikisi birarada da olur diycem ama tokgözlüyüm dedim bir kere. şatoda yaşamasam da olur, yeter ki bir şato olsun. her türlü role razıyım dedim ya. müzik çalsa bir de daha ne isterim ki ben şu hayatta, biraz da mistisizm. tamam anlaşalım, iyacp'ın günlerden bir gün seçtiği o şarkı olsun, mysteries. müzik eşliğinde gireyim sahneye, şöyle ağır ağır, süzülerek, tamam tamam sustum, her türlü role hazırım. ama öyle kuş, eşek arısı, böcek, köpek, inek filan olamam. bu konuda mütevazı duruşumu bir yana atmak zorundayım. köpek, inek pek olmaz zaten masallarda, şanslı sayılabilirim. ama hayır ya, masalımda insan yapın beni. ya yaratıklar da olursa, yaratık da yapmayın. konuşan ağaç, fısıldayan rüzgar, tek gözlü dev  filan da olmak istemiyorum. çok şey istersem rüyayı görmemekle cezalandırılırım diye korkuyorum. ama insan dışında bir görevle yer alırsam masalda, hiç görmeyeyim daha iyi. o nedenle konuşmak zorundayım bunları, üzgünüm. aslında gözüm toktur benim sevgili rüya perisi. sabah bakalım ne ile uyanıcam, eğer bir şey göremessem aslında bizzat rüya perisi olduğuma inanır yine mutlu olurum ben.  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-1426825893558267893?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/1426825893558267893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=1426825893558267893&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1426825893558267893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1426825893558267893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/02/saat-olmu-35.html' title='ısmarlama'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-3334621606095740041</id><published>2008-02-13T13:29:00.000-08:00</published><updated>2008-02-13T13:31:28.632-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Elinden oyuncağı alınmış&lt;br /&gt;Bir küçük çocuk gibiyim&lt;br /&gt;O en sevdiği oyuncağı...&lt;br /&gt;Bir küçük çocuk gibiyim&lt;br /&gt;En sevdiği arkadaşı&lt;br /&gt;Birden uzaklara gitmiş&lt;br /&gt;Yalnız kalmış bir çocuk...&lt;br /&gt;Polyannayı severdim oysa ki&lt;br /&gt;Hiç polyannacılık oynayamadım&lt;br /&gt;Şimdi zaten oynanmıyor sevgili.&lt;br /&gt;Küçük bir çocuk gibiyim&lt;br /&gt;Hep büyüme umutlu&lt;br /&gt;Büyüklere özenti&lt;br /&gt;Büyüklerin eşyalarını seven&lt;br /&gt;Şimdi büyüyüp de&lt;br /&gt;Küçülmek isteyen bir çocuğum&lt;br /&gt;Sana özlemli&lt;br /&gt;Sana umutlu&lt;br /&gt;Zamana dirençli...&lt;br /&gt;17 Nisan 2006&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-3334621606095740041?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/3334621606095740041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=3334621606095740041&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3334621606095740041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/3334621606095740041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/02/elinden-oyunca-alnm-bir-kk-ocuk-gibiyim.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2838436440473056735</id><published>2008-02-05T15:13:00.000-08:00</published><updated>2008-02-05T15:36:13.187-08:00</updated><title type='text'>çeşme'ye tek yön bir bilet lütfen</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;egede ya da akdenizde olmak istediğim bir gün bu. aklımda hep oralar. sıcak, nefesimi kessin istiyorum. gözlerime kum kaçsın rüzgardan da temizleyeyim. bunu bile özledim. geçen tatilim çeşme'deydi ve pek de güzeldi. iki tane çok sevdiğim arkadaşım yanımda, bir keşif turuydu bizimki. hem dinleniyor hem de ölesiye geziyorduk. nasıl yapıyorduk ikisini birarada bilmiyorum. yazın verdiği-şimdi unuttuğum-bir enerjiden olsa gerek. deli gibi eğlendik beraber. ama kendi kendime kaldığım anlar da çok güzeldi. yürüyüşe çıktım sabah erken kalkıp bir gün, pastaneden yeni çıkmış adını şimdi hatırlamadığım tatlılardan almıştım. akşamüstüne sarkan kahvaltı seansları...gece kumsalda mutlaka denizle fısıldaşır, deniz kokusunu hapsedip uyurdum ciğerlerime, bundan mı bilmem her sabah mutlu uyanırdım. gece sahildeki puba gidip şarap ısmarladım kendime, bissürü hediye aldım sevdiklerime ama en çok kendime. kendimi mutlu ettiğim bir sürü anın toplamıydı işte.bütün fotoğraflarım güzel çıktı oradaki. sabaha kadar içtim ardından güneşin doğuşunu seyrettim, beraber nedensiz gülme krizlerine girerken şimdi ismi lazım değil biriyle. ne kadar güzel bir tatildi, rüya gibi bir tatildi işte.  haftaiçini yaşamayı, günün her saatinde havayı koklayabildiğim anları seviyorum ben. işyerine tıkılıp çalışmak bana göre değil. outdoor çalışsam nasıl olur acaba? bunu bir öneri olarak yarın götürmeliyim yönetime. neden olmasın yani, işyerinin bahçesinde bana bir masa iki de sandalye verseler olmaz mı? çalışanın önerilerini dikkate almazlar mı? çok uç bir öneri ise bunun kafası karışmış diyerek sınırsız süreli izne ayrılmamı istemezler mi? çeşme'ye bir otobüs bileti almazlar mı? beni, kendine çok iyi bakıyorsun, bol bol eğleniyorsun diyerek  uğurlamazlar mı? biraz yolluk hazırlamazlar mı? ne zaman geleyim dediğimde, canın ne zaman isterse demezler mi? yapmazlar mı bunları? benim umudum var aslında. çok şey mi istiyorum sanki, bence hayır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2838436440473056735?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2838436440473056735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2838436440473056735&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2838436440473056735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2838436440473056735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/02/emeye-tek-yn-bir-bilet-ltfen.html' title='çeşme&apos;ye tek yön bir bilet lütfen'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-1819129912551574307</id><published>2008-02-03T13:55:00.000-08:00</published><updated>2008-02-03T14:22:12.869-08:00</updated><title type='text'>bir ses kutsasın diğer tüm sesleri</title><content type='html'>norah jones dinlerken kendimden geçiyorum. ben yokum, o an yok, hiçkimse ve hiçbir şey yok. bambaşka bir dünyadayım, boyut değiştiriyorum işte. ışıklar sönsün, mumlar yakılsın eğer varsa tütsü de -ki hepiniz evinde dondurulmuş tütsü vardır, yok o başka bir şeydi- yakılsın. düşünceler çöpe atılsın, dertler rafa kaldırılsın, iç yolculuk başlasın, huzur da yol arkadaşınız olsun. hiç konuşulmasın ama hiiiiç. herkes ve her şey sussun o an. ne olur sussun. yoruldum konuşmaktan. sesler yoruyor beni bazen. bir insanın sesini ezberle, hem de bissürü haliyle. telefonda, kızınca, sevinince, umutsuzken, yorgunken, üzgünken, isteksizken, bir sürü hali bir sesin. çok zor çoook. bir kişinin sesi olsa kendi sesin haricindeki,hadi bir derece. ama yakın olduğun ya da olmadığın herkesin sesini, vurgusunu, tınısını aklında tutmak çok zor. tanımadığın insanın seslerini ezberlemek daha zor. o nedenle yeni insanlarla tanışmak istemiyorum ben. hele ki az tanıdığın bir insansa ne hissettiğini sesinden çıkarmaya çalışmak kadar zoru yoktur. aslında zevkli de bir oyun bu. insanın gözleri değil sesi ele verir onu diyordu okuduğum bir yazıda.  nasıl bir insan olduğunu sesinden anlarmışsınız bir insanın. bir oyun gibi düşünürsen zevkli hale geliyor aslında. ama ben bu dönemde sese karşı hassasım. norah jones'tan başka ses istemiyorum hayatımda. o söylesin evde, işte, sokakta. her yerde norah jones çalsın. tüm diğer sesleri bastırsın. herkes şaşırsın. ben çok mutlu olayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-1819129912551574307?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/1819129912551574307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=1819129912551574307&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1819129912551574307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1819129912551574307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/02/bir-ses-kutsasn-dier-tm-sesleri.html' title='bir ses kutsasın diğer tüm sesleri'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-6268999855705605225</id><published>2008-01-28T13:06:00.000-08:00</published><updated>2008-01-28T13:11:45.248-08:00</updated><title type='text'>e hali</title><content type='html'>bir kayıtsızlık geldi yerleşti üstüme. ben ki ne kadar da zorlayan bir insandım durumları ve kişileri. şimdi kabulleniyorum baktım ki eskiden kabullenemediğim/kabullenmek istemediğim birçok şeyi. yaşlanıyorum galiba, olgunlaşıyorum desem daha şık olacak. o gençlik direnişi kalmıyor galiba bir süre sonra durumlara. eeeh deyip geçmeyi öğreniyorsunuz. yok yok, hala dinamiğim, hala agresifim bunlar değişmez ama kırılma noktam oluşmaya başladı işte yavaş yavaş. sevmeye başladım bu hali. kendindeki yeni bir hali, sevmez mi hiç insan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-6268999855705605225?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/6268999855705605225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=6268999855705605225&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6268999855705605225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6268999855705605225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/e-hali.html' title='e hali'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-7392166099738713890</id><published>2008-01-27T11:28:00.000-08:00</published><updated>2008-01-27T11:54:48.042-08:00</updated><title type='text'>ayrı gayrı dünyalar</title><content type='html'>birkaç kez saçmalamışımdır bütünlüğü olan bir konuşmanın ortasında, birkaç kere de dilim sürçmüştür belki. o anlar çok kötü hissetmem kendimi. güler geçerim işte. ama birkaç kez saçmalayıp, birkaç kez de dilim sürçerse ne olur hiç bilmiyorum. yanımda bu iki hali birden yaşayanlar oldu, ben de onlara çok hoş bakmadım doğrusu, o nedenle bu durumu yaşarsam bunu iç dünyamda nasıl sindiricem hiçbir fikrim yok. bu düşüncenin ağırlığı altında eziliyorum mu sanıyorsunuz? tabi ki de hayır. kendimden yana olduğumu bilmenin rahatlığı var içimde. ben elbet her şeyi atlatırım.&lt;br /&gt;bunlar değil aslında derdim. ben bir bağlamda yer alamayan insanların haline şaşırıyorum. ya da bağlama ayak uyduramayan. ya da bağlamı benden başka türlü bağlanan. benle aynı dili konuşmayan insanları sevmiyorum ya, sevemiyorum. biraz konuşmaya çabalasanız, o dil sürçmelerinizi de saçmalamalarınızı da önemsiz şeyler listesinin altına ekliycem ama yok ki bir çaba. birçok kişi tanıdım, e ne yapalım o da öyle deyip geçen ama ben desem de geçemiyorum. duygu dünyan varsa ne saklarsın onu be mübarek? e olduğunu da biliyoruz. herkes senin gibi olmak zorunda mı canım diyorum kendime. ama ben benim gibi olmayan insanı sevemiyorum işte. iç akıntıları ne yöne doğru bilemiyorsanız bi insanın, dış akıntıları da belirsizleşiyor, yavanlaşıyor. buzdolabı gibi olmayın allahaşkına. bi konuşun bi şey söyleyin ya da yapın. yok yapmıyorsanız, tabi saygı duyuyorum, ama sevemiyorum sizi kusuruma bakmayın hiç. herkes seçimleriyle yaşamıyor mu sonunda. ben sizler gibilerle yaşamamayı seçiyorum. e ne yapayım, açmıyorsunuz beni pirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-7392166099738713890?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/7392166099738713890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=7392166099738713890&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7392166099738713890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7392166099738713890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/ayr-gayr-dnyalar.html' title='ayrı gayrı dünyalar'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-4956660232477822636</id><published>2008-01-25T11:48:00.000-08:00</published><updated>2008-01-25T12:15:51.855-08:00</updated><title type='text'>biz hiç/artık yokken...</title><content type='html'>dün gece çok mutlu uyudum. karıncamla, yine bizden başka hiç kimsenin anlayamacağı o dünyanın kelimeleriyle anlaştık, o dünyanın zihniyetiyle düşündük, o dünyaya yine kendimizi kaptırıp gittik. çok güldük, o anda uydurduğumuz şeylere. uyumadan önce yatakta kahkaha atmak, gülmekten ölmek çok güzel bir şeydir. sonra, bir insanın, yanındaki insandan hiç sıkılmamasının ne güzel bir şey olduğunu düşündüm. kendine eş bir dünyada beraberken yalnız kalma ihtiyacı hissetmeyecek kadar rahat olmak gibi bir şey diye anlatabilirim ancak bu durumu. sonra karıncayla da paylaştım düşüncemi, katıldı bana, çok özel bir şey olduğunu söyledi bunun. sonra böyle mutlu işte, uykuya daldım. kısa bir süre sonra sıçrayarak uyandım, yavru bir köpeğin ağzında gördüm elimi, ısırmıyordu ama öyle tutuyordu elimi ağzında 'allah allah' diyerek döndüm, yeniden uyudum. sonra ne zaman gördüm ikinci rüyamı bilemiyorum ama dünyanın en garip düşüncesi ya da duygusu diyebileceğim bir şeyi yaşadığımı hissediyordum sabah. ben ölüydüm, daha doğrusu ölmüşüm, şu an benimle bugünü yaşayan herkes, geçmişi yaşayan herkes, geleceği yaşayacak herkes de ölmüş. yani çooook zaman geçmiş bizim devrimizden. dünya yine aynı dünya, ama biraz da değişik gibi sanki. bizden hiçbir şey kalmamıştı geriye, hiçbir iz yoktu. bir andı gördüğüm, yaşadığım, bir zaman dilimi, ama bizden çok sonra. biliyordum işte artık dünyanın benden sonra nasıl olacağını, ne kadar da kötü hiçbirimizden bir iz kalmaması. çok acıklı bir rüya. dünyadaki en acıklı rüyadır bence. öyle derin bir acı ki, bu dünyada ne kadar da geçici bir varlık olduğunu yaşayarak hissetmek. sabah kalkıcam, bu rüyaya sadece bir rüyaydı diycem ve günlük hayatın telaşına kapılıp bu duyguyu rafa kaldırıcam dediğimi şu an hatırladım. garip işte, anlatılamaz bir duygu. bunu yaşamak herkese nasip olmaz biliyorum ama neden ben herkes gibi sıradan rüyalar görmüyorum? nasılsa bu yazdıklarım da havada bir toz bile olmayacak, bir süre sonra. kısırdöngüye giriyorum işte, aklımı kaçıracak gibi oluyorum. acaba hangi marka cep telefonu alsam, bugün işe giderken ne giysem, otobüsle mi gitsem minibüsle mi taksiyle mi yoksa gibi sorularla unutmaya çalışıyorum benden sonrayı. ben oluveriyorum şimdideki. içimde bir saygı duruşu var benden öncekilere ve onların zamanlarına. saygı duruşumun ardından kadeh kaldırıyorum içimden, şu hayat keşke hiç yaşanmamış olsaydı demediğime hiç.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-4956660232477822636?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/4956660232477822636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=4956660232477822636&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4956660232477822636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4956660232477822636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/biz-hiartk-yokken.html' title='biz hiç/artık yokken...'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-5981800451109481653</id><published>2008-01-22T14:53:00.000-08:00</published><updated>2008-01-22T15:50:41.725-08:00</updated><title type='text'>blogum ve ben</title><content type='html'>ne kadar kendim için oluşturmuş olsam da blogumu, sanırım okunmuyorum, hatta emin gibi bi şeyim artık. kendim için oluşturduysam okunmamasına neden bozuluyorum ki? insani bir ihtiyaç benimki, evet evet öyle. yoksa çok da umrumda değil sizin okumanız. ben kafamdaki kelimeleri istifliyorum sadece. burası benim depom. depolar ilgi çekmez zaten. kim sever ki depoları, depocular bile sevmez. bence yani. ecza depoları vardır bir de. ama ben en çok eczaneleri sevmem, yok yok hastaneleri. hastaneleri kim sever ki zaten, sanırım sadece çalışanlar. evet evet çalışanlar çok sever hastanelerini, kesin böyledir bu ama, ben sevmem işte. ama işyerimi severim mesela, hem de çok. başkaları benim işyerimi kendi işyeri ise/olsa sever mi diye düşünmedim hiç, ilgilenmedim. peki şimdi neden bozuluyorum blogumun okunmamasına? aynı şey mi sanki? evet, aynı şey. yok yok kızgınım ben tüm okuyucum olmayanlara. ben kendi halinde bir blog sahibiyim işte elimden gelen budur, evimin garajı olsa google yapardım, o zaman saniyede bilmem kaç yüz bin kere tıklardınız ama. okumazsanız okumayın be.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(size kızgın olduğumu okumayacaksınız diye şimdi daha da bir kızgınım.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-5981800451109481653?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/5981800451109481653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=5981800451109481653&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5981800451109481653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/5981800451109481653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/blogum-ve-ben.html' title='blogum ve ben'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-8118192034138982673</id><published>2008-01-15T14:25:00.001-08:00</published><updated>2008-01-15T14:53:00.474-08:00</updated><title type='text'>pinokyo</title><content type='html'>zorlama bir hayatsa yaşadığımız,&lt;br /&gt;bazen kırık dökük bir anı ise akılda kalan&lt;br /&gt;gelmeyin, gelmeleriniz zor zaten&lt;br /&gt;hadi geldiniz, gelebildiniz&lt;br /&gt;yürüyelim derseniz, yürüyelim ama&lt;br /&gt;bilmiyoruz ki yürümeyi&lt;br /&gt;pinokyolardık biz&lt;br /&gt;burnumuz uzamaz ama içimiz acır&lt;br /&gt;yalanlarımızdan&lt;br /&gt;arıyorsanız çıkmayın yola ya da&lt;br /&gt;kaybetmişseniz&lt;br /&gt;bulmuşsanız gelmezdiniz zaten&lt;br /&gt;gelmeyin zaten&lt;br /&gt;umudunuz varsa çıkın yola&lt;br /&gt;ve yürüyün korkmadan&lt;br /&gt;bilmiyorum demeyin sakın&lt;br /&gt;ilk adımı atmak kadar zor değil&lt;br /&gt;yürüyebilmek hem de yanyana&lt;br /&gt;umut olsun biz pinokyoları&lt;br /&gt;insan yapan, canlandıran&lt;br /&gt;umut olsun yaşatan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-8118192034138982673?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/8118192034138982673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=8118192034138982673&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8118192034138982673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/8118192034138982673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/pinokyo.html' title='pinokyo'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-6871118259182977700</id><published>2008-01-15T13:16:00.000-08:00</published><updated>2008-01-15T13:35:33.788-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>uzun zaman oldu, üzülmeyeli, sevinmeyeli, kavga etmeyeli, iki duyguyu birarada taşımayalı... uzun zaman oldu yaşamayalı. parmağıma iğne battı da yıllarca uyudum sanki. dinlendim ama artık, yoruldum uzanmaktan. kalkmak istiyorum, ağlamak, kalkmak istiyorum, yaşamak. kalkamıyorum, hala yorgunum. biri elimi tutsa da çekse diyorum bazen, hayır diyorum sonra kimseye ihtiyacım yok. tek başıma yapamamaktan korksam da, istemiyorum kimseyi. yükümü paylaşın sadece, taşımayın, isterseniz paylaşmayın. umrumda değil. umrumda. özlemişim çelişmeyi. kendime itiraf etmeyi. elinizi uzatmayın yine de siz, ne yapacağımı bilemiyorum. yakalasam bırakmasam? nazikçe reddetsem ama üzülmeyeceğimi bilsem... üzüleceğimi bilsem ama sizi üzmeyeceğimi bilsem...siz yine de uzatmayın elinizi. korkun siz de benim elime uzanmaktan. korkun benden ama kendinizden en çok.  ya da korkmayın hiç bir şeyden. uzatın elinizi, belki korkularımızdan ayrılırız, beraber. en zoru hangisi? korkmak? cesaret göstermek? yaşamak? bilmem. ama ben yaşamadıklarımdan değil yaşadıklarımdan pişman olmayı seviyorum. uykuyu sevmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-6871118259182977700?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/6871118259182977700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=6871118259182977700&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6871118259182977700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/6871118259182977700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/uzun-zaman-oldu-zlmeyeli-sevinmeyeli.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2557437354903811261</id><published>2008-01-12T13:54:00.000-08:00</published><updated>2008-01-12T14:24:57.263-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Geçmişle ilgili anların, anıların, sözlerin dirilişini yaşadığım son günlerde, geçmişe dair tahammülsüzlüğümde de bir artış oldu sanki. Unutulduğunu sanıyordum üstelik. Ama burda, karşımdalar işte. Birden aklıma geliveriyorlar. Ne acıdır, insanın istemediği şeyleri hatırlaması...Gelir ve gitmez işte. Yatılı misafircilik oynamaktalardır aklımda, habersiz gelmişlerdir. Can sıkıntısı...&lt;br /&gt;   Geçenlerde aklıma gelen davetsiz misafir, 'Giz 4 Dakika'ydı mesela. Hala da aklımda. Ne ilgisi var anlamadım. Sadece bir kez tanış olmuştuk kendisiyle. Ama geçmişe öfkeliyim ya son günlerde işte, acısını 'Giz 4 Dakika'dan&lt;br /&gt;çıkarıyorum sanki. Neden sürüldü piyasaya bu kadar aptalca bir malzeme? Ben neden aldım da yaptım? Hadi bir denemek istiyordum diyelim, 4 dakika mı değil mi? 40 dakika imiş, tecrübe ettik. Çünkü reklamlarındaki gibi malzemeler hazır değildi ki bizde. Hele o reklamda oynayan kadının ' Evinizde hiç bir şey yoksa dondurulmuş vişne vardır' deyişi kulaklarımda çınlıyor. Nasıl yalan bir kadınsın sen ya, 'evet bizim evde ekmek olmasa da dondurulmuş vişne vardır' diye üstüne yürüyesim geliyor. Öfkeliyim işte. Bildiğimiz petit beurre bisküviyi pasta diye kakaladılar bize. Kandırıldık. 40-4=36 dakika kaybımız var hayatta. Hadi bu 36 dakikayı verin bana. Versene 'Giz 4 dakika', ne duruyorsun? Hayatımdan çaldığın zamanları ver bana. Koca bir yalancısın sen, o yüzden ne oldu sonun, bittin gittin işte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2557437354903811261?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2557437354903811261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2557437354903811261&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2557437354903811261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2557437354903811261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/gemile-ilgili-anlarn-anlarn-szlerin.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2194001768109464496</id><published>2008-01-10T09:25:00.000-08:00</published><updated>2008-01-10T09:51:10.353-08:00</updated><title type='text'>Dönme Aşk Dolabı</title><content type='html'>Çocukken lunaparklar büyüleyici bir dünya gibi gelir insana. Sanki o dünya, hep yaşanması gereken yermiş gibi. Oyuncaklar, hayal dünyasının kapısını açar. Büyüyünce sığamadığın, sana küçücük bir oyuncak gelen dönmedolap, sen küçücükken kocamandır.&lt;br /&gt;     Çocuk gözümle gördüğüm dönmedolabı, aşka benzetiyorum ben, büyüyünce öğrendiğim. Ayakların yerden kesilir, dönersin de dönersin, başın döner, dünyan döner, tüm diğer insanlar küçücüktür bakınca. Sen ve o an vardır sadece. Dönmedolabın heyecanını midende, sarhoşluğunu başında yaşarsın. Dönersin de dönersin, hiç inmek istemezsin. Sonra o en heyecanlı yerinde, en kendini kapıp koyverdiğin yerinde, kulak tırmalayıcı bir zil çalar. Zaman dolmuştur. Yerden kesilen ayakların yere basmak zorunda kalmıştır. Hafif bir başdönmesi, tatlı bir yorgunluk bir de cebindeki yarısı yırtılmış biletin yanında hayalkırıklıkları kalmıştır sana.&lt;br /&gt;   Aşk da bir yalan dünyanın oyuncağı, seni kendi bütünlüğünde savurur ve yine gerçekliğin tam ortasına bırakır. Üzülürsün. Daha kötüsü dönme dolabı sevmişsindir sen. Yolun düştükçe yine binersin. Üzüleceğini bile bile üzülürsün. Yalan dünyanın gerçekliğinden alamazsın ki kendini...  25/09/06&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2194001768109464496?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2194001768109464496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2194001768109464496&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2194001768109464496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2194001768109464496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/dnme-ak-dolab.html' title='Dönme Aşk Dolabı'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-2859501817506138422</id><published>2008-01-10T09:12:00.001-08:00</published><updated>2008-01-10T09:16:25.974-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Sözcükler geride kalmış cümlelerde&lt;br /&gt;Ekler ve vurgular anlam kazandırmış&lt;br /&gt;Ayrılık&lt;br /&gt;'Ek'im olamayacağının vurgusuymuş&lt;br /&gt;Hayat cümlemde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-2859501817506138422?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/2859501817506138422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=2859501817506138422&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2859501817506138422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/2859501817506138422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/szckler-geride-kalm-cmlelerde-ekler-ve.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-7947429223634342851</id><published>2008-01-10T08:31:00.001-08:00</published><updated>2008-01-10T09:11:25.828-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Yas ve Yaş&lt;br /&gt;Çift yumurta ikizleri&lt;br /&gt;Birinde küçük bir 'ben' (.) var&lt;br /&gt;Tanırsınız hemencik...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-7947429223634342851?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/7947429223634342851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=7947429223634342851&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7947429223634342851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/7947429223634342851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/yas-ve-ya-ift-yumurta-ikizleri-birinde.html' title=''/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-4211259565487688379</id><published>2008-01-07T10:39:00.000-08:00</published><updated>2008-01-07T13:45:46.428-08:00</updated><title type='text'>Tünaydın</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Soğuk bir gün. Öğle arasında işyerinden sigara almak için çıktım. Aslında sigaraya karşıyım, ama içerim. Brrr bayağı soğuk bir gün, yine de tadını çıkarmaya çalışıyorum aydınlığın, en yalın halimle günü koklamaya çalışıyorum üşümeme aldırmadan. Adeta ayaklı Sistem Yayıncılık kitapları olmak ister bir haldeydim, anı yaşa, mutlu et kendini, şimdi ve burada, geçmiş ya da gelecek yok, anı yaşa, anı yaşa. Aslında bunları çok da düşündüğüm yoktu, üstümdeki mistik yükü unutma ya da hafifletme çabası desek daha doğru olurdu bu yaptıklarıma. Hem yorulmuştum hem de bugün sıradan bir gündü inanıyordum/inanmak istiyordum. Bugün sıradan olmak istiyordum. Tüm olağandışılıklar başkalarının olsundu bugün. Kaldırımda yürürken 20 metre ilerde köpeğini gezdiren birini gördüm, kadın mıydı erkek miydi bilmiyorum, anımsamıyorum, köpek çok sevimliydi ona odaklandım. Bir şeyler kokluyordu, birkaç adım atmıştım ki beni bekliyormuşçasına kaldırıp kafasını bana baktı. Bakmak mı, bazı bakışlar vardır ki bakış denmez ona. Hareket etmiyordu, sadece bakıyordu, kilitlenmişti, yaklaştım, bakışları beni delip geçti sanki. Köpeğin gözlerine bakınca dehşetle ürperdi her yanım, geçmişime dair küllendiğini düşündüğüm bir şeyler o gözlerde alev alev yanmaktaydı. Neydi bu, bir an mı, bir zaman dilimi, bir oluştu galiba, ben geçmişim mi olmuştum bir anda? Aklımı kaçırıyorum galiba diye düşünmeye kalmadı, o da nesiydi, köpek bana doğru kararlı ve çevik bir hamle yaptı. Ne yapacağımı bilemediğim bir boşluk sonrası hayal meyal köpeğin sahibinin elindeki tasmadan usulca sıyrılıp bana koşmaya başlamak üzere olduğunu farkettim. Bir belaya bulaştığımı anlayıp, sigarasız bir hayatım olsa ne olurdu ki sanki diye içlenmeye başladım. Ama içlenecek zaman değildi. Ne yapacaktım, kaçtım. Koştum, koştum, koştum. Hiç durmamacasına koştum. Havlamamıştı, ses çıkarmamıştı, haber vermemişti sadece birden kovalamaya başlamıştı. Aylar, yıllar geçti ben koşarken, ses vermiyordu ama ne kadar mesafedeydi biliyordum, kahretsin ki yine hissediyordum. Kalbim beynimde atıyordu, bacaklarım benden ayrı bir mekanizma, kurulmuş koşuyordu sanki. Köpek de peşimden. Bilmediğim sokaklar geçiyordum, saniyede bin tane düşünce geçiyordu aklımdan, ne oluyorduk? Kalbim yerinden fırlayacaktı, dizlerimin pili bitmişti, durmak zorundaydım. Arkama bakamıyordum çünkü gerek yoktu, azman bir köpek tarafından kovalanıyordum işte. Kuytu bir köşeye gidip durdum, bedenim sabit kalınca beynim çalışmaya başladı sanki, buldum, köpek değil o kovalayan, benim geçmişim. Ne işi var geçmişimin şimdi burda, buldum da ne oldu, kurtuldum mu sanki? Bir de köpek kılığına bürünmüş, daha asil bir hayvan olsaydın bari. Demeden, köpek karşımda dikiliverdi. Dişi, çizgi filmlerdeki gibi parladı ya da bana öyle geldi. Bakma öyle bana, bunu yaşamaya dayanamıyorum, bakma diyorum sana bakma, bakma, bakma. Ne yapacaksan yap pis köpek, yeter ki gözlerini dikip bakma öyle. Hem sahibin kim senin, kim çaldı seni benden, kim düşman etti seni bana, ona çok kızgınım. Çok yoruldum, dayanamıyorum. Sanırım bayılmayı seçicem ya da bayılmam gerektiğine benim yerime karar verildi/verilecek. Gözlerim ağırlaşıyordu, Sistem Yayıncılık kitaplarından nefret ediyordum, ben bu anı yaşamak istemiyordum. Bayıldım, daha önce hiç bayılmamıştım. Gözlerimi açtığımda ne bir hastane odasındaydım ne de yanımda sevenlerim vardı, ben böyle ummamıştım. Aynı yerdeydim, hiç mi kimse geçmez bu sokaktan, hiçkimse yardım etmez mi yığılıp kalmış bir insana? Bunlar koymuyordu artık. Köpeği aradı gözlerim, yoktu, gitmişti, yokolmuştu desek daha doğru. Çok yorgundum. Bu neydi şimdi? Ağır aksak yürürken bunu düşünüyordum. 'Bir fobiniz oldu, hayırlı olsun' der gibi bir ses duydum. 'Sadece bir fobi mi sanki, fazlası, çok daha fazlası' diye cevap verdim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-4211259565487688379?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/4211259565487688379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=4211259565487688379&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4211259565487688379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/4211259565487688379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/tnaydn.html' title='Tünaydın'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8630868634070912666.post-1082218667827413243</id><published>2008-01-06T12:51:00.001-08:00</published><updated>2008-01-06T13:12:53.259-08:00</updated><title type='text'>Merhaba-Günaydın</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu sabahın farklı bir sabah olduğuna inanarak uyandım. Uyandığımda mı buna karar verdim yoksa ben uykudayken mi karar verildi yerime bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum galiba hiç, çünkü ben mistisizme inanan biriyim. Bir yerlerde dönen bir şeyler var ve ben bilmiyorum, bu her zaman ilginç ve heyecan verici gelmiştir bana.Sadece bir düşünceyi sevmek değil bu, anlam veremediğim bir sürü olaydan da nasibini almış bir kişi olarak söylüyorum bunu. Hayatın gerçekliklerinden yorulmuş bir kişi sanırım gizemli olaylara karşı sempatik oluyor. İşte benim kaçışım da böyle başladı...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8630868634070912666-1082218667827413243?l=elenchuss.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elenchuss.blogspot.com/feeds/1082218667827413243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8630868634070912666&amp;postID=1082218667827413243&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1082218667827413243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8630868634070912666/posts/default/1082218667827413243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elenchuss.blogspot.com/2008/01/merhaba-gnaydn.html' title='Merhaba-Günaydın'/><author><name>elenchus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13141443677877049188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
