akşamüstü denize bakıyordum. yalnızdım. denizde bir çalkantı vardı, dalga değildi, akıntı değildi. tanımsız bir hareketti. denizin üstü bir sağa bir sola çalkalanıp duruyordu,bu kelime en yakın anlatımdı. tasa elini sokup şöyle bir sallamışsın gibi.ama denize kimse bir müdahalede bulunmamıştı, rüzgar da bizzat yoktu, çalkalanıp duruyordu işte. benim gibiydi, içim gibiydi, müdahalesiz bir hareketlilik mevcuttu. kimse farkında değildi. denize öylece bakıyorlardı, seyrediyorlardı ama görmüyorlardı. yalnızdı. nasıl şaşırmıyorlardı? bu şaşırmama hali şaşırtıyordu beni. ama dedim ya görmüyorlardı. sadece bakıyorlardı. ne kadar yalnız olduğumu görmüyorlardı, sadece yanımda durup bana bakıyorlardı. üzülüyordum.
günün herhangi bir saatindeydim, her saati olabilir, her an olabilir, yalnızca o zamana özgü değil, zaten çoktan başlamış ve devam ediyor olabilir. yürüyorum aslında yürümek denemez buna, ayaklarım yerden 4 ya da 5 parmak kadar havada. uçmuyorum, yürümüyorum, süzülüyorum. hızım sabit ama tamamen bana bağlı. boşluktayım, ayaklarım gibi. önüm sonsuz. bir bilgisayar oyunu kahramanı gibiyim. tanıdığım insanlar, hayatımda olan, olmayan, bir yerlerde gördüğüm, çok sevdiğim, hiç sevmediğim, herkes burada. teker teker karşıma çıkıyorlar. kimi sağımda kimi solumda duruyor. görmek istemiyorum kimseyi. karşılaşmak istemiyorum. yapayalnızım, bulanmışım yalnızlığa. görmek istemiyorum. yine de varlar, karşıma çıkıyorlar. ters yöne girmiş bir araba gibiyim yoğun trafikte, dönemiyorum, üstüme üstüme geliyorlar. biri yaklaşınca elimi uzatıyorum, dokunuyorum, dokunamıyorum, elim içinden geçiyor, yok. var ama yok. hepsi birer görüntü sanki, ama buradalar, karşımdalar. yok. gözlerim doluyor yine. yalnızlık. hayır bu işkence. beni kendimle bırakmıyorsunuz, varsınız ama aslen yoksunuz. yokluk. herkesle en az ve sadece bir kez karşılaşmak zorundaymışım gibi bir durum var. geçiyorum, ardımda bırakıyorum, aşıyorum sanıyorum. yine ordalar. yoruldum sizden, bıktım hatta. gidin. kaybolun. ağız tadıyla bir yalnızlık yaşatmayacak mısınız? cevap vermeyin, bakın ama görmeyin, her şeyi benden bekleyin, ben de susmaya başlıyorum artık. zaten içim suskun uzun zamandır, zorluyorsunuz diye konuşuyorum. istemiyorum. biraz da olsa anlayın.
görmek istemiyorum, konuşmak istemiyorum, herkesle karşılaşıyorum hayatımın bir ve her döneminde. zorunluluktan biraz da yokluktan inanın. yokluk vardır. siz de yoksunuz. varlığınızla yok oldum. beyin ölümüm gerçekleşti benim. fişimi çekin. peşimi bırakın.
0 yorum:
Yorum Gönder