şimdi yoruldum. sahtelikten, yapaylıktan, -mış gibiliklerden. istemiyorum böyle bir dünyada yaşamak. gerçek denen ne ki? yani o anda 'öylesine' yaşanması gerekiyor diye, ben istemezken üstelik, öyle yaşamak zorunda mıyım? neden hep uyum sağlamak zorundayım. benim istediklerim yok mu? kafa tutamaz mıyım sanıyorsunuz? evet, korkuyorum belki biraz herkes kadar. ama daha fazla değil. gözüm karadır benim. kendime güvenim çoktur. göze alabilirim bu düzende yaşamamayı. ayak uydurmak zorunda mıyım yani? asıl korkak sizsiniz diye, ben mi çekicem acısını, ben mi vericem hep hesabını? tamam, ben de istiyorum belki ama. ama yine de bunu istemiyorum ki. benim seçeneğime açık olmayan sizsiniz, neden üzmek bu kadar kolay sizin için. durun biraz. duruşunuz olsun biraz. aralarda olarak, bir tarafta yer almayarak, farkında değil misiniz kaçak oynadığınızın? lütfen farkına varın artık. kaç yaşına geldiniz. yani her şeyi bana bırakmayın, bu maskeleri toplatıp yaktıramazsınız bana, o kadar da değil yani. benim de bir sınırım var. hem herkes yakıp maskesini, dökülen küllerini süpürse tüm iç sokaklarımız temiz olmaz mıydı? bu toplu bir eylem olmalı, bireysel hareketlerle başlayan. biraz dönün içinize artık. kaçtığınız kendinize ben yaklaştıramam ya sizi. iyi alışmışsınız siz. sempati yapmayın tamam, sempatik hiç olmayın, empati yapın biraz ama. ha yapamıyorsanız, rica ederim bana bulaşmayın. benim dengemi bozmayın. yalnız hissediyorum sonra kendimi.
özen gerekiyor her şey için, yaşamak için, özen gösterin biraz kendinize, sevdiklerinize, ilişkilerinize. korumayı bilmiyorsanız başlatmayın ilişkilerinizi. bitirmeniz gerekiyorsa da bitirin orada. ama özensiz yapmayın hiçbirini. büyüyün artık işte. yetişkin çocuklardan, sahte sözcüklerden, yapay sizlerden bıktım usandım artık. ha işinize gelmiyorsa , çok rica ederim bana bulaşmayın. ne güzel bir dengem var, bozulursa da kurabildiğim, dengemi bozmayın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder